02 Aralık 2016 Cuma, 14:02
Berke Battal
Berke Battal berk-e1905@hotmail.com Tüm Yazılar

Vatan Şairi “Namık Kemal”

Merhabalar sevgili okuyucular, bugün sizlere uzun zamandır yanımızda bedeni ile olmayıp;

Fikir ve düşünceleriyle hiç yanımızdan ayrılmayan. Vatan kelimesini işittiğimizde ilk aklımıza

Gelen çağrışımların içerisindeki kahramanımızı sizlere naçizane anlatmak isterim.

Bu kahramanımız hiç şüphesiz Namık Kemaldir.Dilerseniz Öncelikle Vatan Şairimizin hayatı ile başlayıp,

fikirleriyle Osmanlı Devletini ardından da yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetini  nasıl etkilediğinden

Bahsetmek isterim…

Namık Kemal 21 Aralık 1840’ta Tekirdağ’da doğmuş, 2 Aralık 1888’ de Sakız Adası’nda ölmüştür.

Namık Kemalin doğumu ve ölümü Osmanlı Devletinin son yıllarına gelmektedir.

Bu sürede birçok aksilik,askeri alanda gerilik ve ekonominin çökmüş olması bir yana;

koskoca Osmanlı Devletinin asırlık dilinin edebiyatındaki  eksikleri de her geçen gün gözle görülür

bir  hal almıştır.

İşte bu zor süreçte kolları sıvayan ender şairlerimizden olan Namık Kemal. Vatan Şairi

Unvanına yakışacak işleri ilk zamanlarından, sürgünlü yıllarında ve hatta ölüm anına kadar istikrarını sürdürecektir.

Yeryüzünden göçtüğünde geride büyük bir lider yetiştirecek o lider anıldığında, kendisi de zikir edilecektir.

Hiç şüphesiz bu lider Mustafa Kemal Atatürk’tür.

İlerisi için ışık olacak gazetecilik sektörünün de göz ile görülür gelişmeler kat etmesini sağlamış, eleştirisel yazıları ve dönemin bozuk düzenini eleştiren tiyatroları ile de edebiyat dünyamızı zenginleştirmiştir.

Sanatın Halk için ilkesinin benimseyip  bu yolda sürgünleri göze alması onu; 2.Selim döneminde

elimize geçen Kıbrıs Adasına kadar dahi sürülmesine neden olacak.Sürgün yerleri Anadolulun çeşitli vilayetlerini görecek ve bir ömrü halkı için inandığı ilkeleri yaymak için geçirecektir.

Dilerseniz edebiyatımıza kazandırdığı en önemli birkaç ilkleri sizlere şöyle sıralıyım:

1)Vatan Yahut Silistre(1873) Batılı anlamda sahnelenen ilk oyun olarak değerlendirilmiştir.

2) İntibah (1873-1876) Edebiyatımızın Batılı anlamda ilk edebi romanı olmuştur.

3) Cezmi (1880) Türk edebiyatı tarihinde ‘’ilk tarihi roman’’ olarak kabul edilmiştir.

Ve nice eserlerinde yenilikler ve edebiyatımızı ilerisi için geliştirecek eserler ortaya koymuştur.

Tabi tiyatroları,şiirleri ve gazeteciliğindeki tutumunu eleştirilerinde de devam ettirmiş,

yakın arkadaşını dahi tutumundan dolayı eleştirecek ve edebiyatımıza, Tahrib-i Harabat ve

Takip’i kazandıracaktır. İnandığı yenilikçi, batıcı ve halkçı çizgisini ölümüne kadar koruyan

bu şahsiyet öyle bir gence ışık olmuştur ki.Şüphesiz bir mum sönerken ateşini başka bir muma aktaracak ve ortaya yeni bir ışık çıkacaktır.Bu Kahramanımızda Mustafa Kemal Atatürktür olacaktır.

Namık Kemalden çok etkilenecek ilerideki plan ve projelerinin belki de mimarı konumunda olan

Şahsiyetlerin ilk başına geçirecektir. Bana sorarsanız azim,mücadele ve inandığı ilkeler doğrusunda

geri adım atmamaları birbirlerini Kemal isminden bile daha benzer yapıyordu.

Nedirler bilirsiniz ışığı yaymanın iki yolu vardır.. Ya ışık olursunuz, ya da onu yansıtan ayna…

Vatan Şairimiz öyle bir ışık olmuştur ki , arkasından nice ışıklar ve aynalar yetiştirmiştir.

Namık Kemal’in,

Adımları, ilkeleri ve ülkülerini izleyenlerin fikirleri hep aynı olmuştur.

Yenilikçi, halkçı ve çağdaş olmuşlardır.

İşte böyle sevgili okuyucular aramızdan bir ışık daha geçti belki ama ışığı hiç sönmedi.

Hayatımızı, memleketimizi ve ailemizi nice bilgilendiren eserler bırakıp görevini tamamlayıp göçtü aramızdan…

Bizlerinde bu dünyadan göçmeden iki soruyu cevaplamamız gerekmez mi?

Işık mıyız yoksa onu yansıtan ayna mı?

Dilerim ya ışık olursunuz,

ya da ışığı yansıtan ayna…

Her şeyden mühimi vatana hayırlı vatandaşlar olursunuz.

Vatan Şairimizin bizlere verdiği ışık için teşekkür eder

Allah dan Rahmet Dileriz…

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi