20 Ocak 2017 Cuma, 02:11
Özkan Savaş
Özkan Savaş ozkansavas0007@gmail.com Tüm Yazılar

Türk Bayrağı’nın hikayesi

Zor günlerden geçen vatanımız hiç bir zaman sarsılmaz değerli okurlarım. Memur bir ailenin ferdi olarak küçüklüğümden beri ne zaman dalgalanan bir bayrak görsem gözlerim dolar, ruhum şaha kalkar, uğruna canını feda eden dedelerim, şehitlerim kulağıma “Ey Türk Oğlu verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı” diye söylenir.

Efsaneye göre bayraktaki al, kan kırmızısıdır ve şehitlerin dökülen kanlarını temsil eder. Gece yarısı bu kanların üzerine yansıyan hilal biçimindeki ay ve bir yıldızla beraber Türk Bayrağı’nın görüntüsü oluşur. Tam olarak 1842 yılında kullanılmaya başlanmıştır Nazlı Bayrağım.

Türk Bayrağı nasıl oluşmuş?

Bilinen efsaneye göre, 1. Kosova Savaşı sonrasında Türk askerlerin kanının bir çukurda toplanması sonucunda, gece  Ay ve Yıldız’ın yan yana gelmesi ile oluştuğu ve bundan sonra Türk Tarihi’nde yerini aldığını her Türk genci bilmelidir. İzmir, Yunan işgalinden kurtulduğunda  Konak Meydanı’nda toplanan halk meydandaki düşman bayrağının indirilmesini ister, Teğmen Ali Rıza Akıncı meydanda Türk Bayrağı ararken yaşlı bir nene göğsünde sakladığı bayrağı çıkarıp verir. İzmir’de Hükümet Konağı’na bu bayrak çekilir. Ne kadar gurur duysak, ne kadar anlatsak, ne kadar hüzünlensek inanın azdır.  İşte böyle bir ulusun ferdi olmak dünyanın en büyük servetinden bile üstündür. Biz, “Bir ölür bin doğarız” derken dudak büken bölücüler yıllarca bizi bölmek için ellerinden geleni yapmış fakat her defasında tokadımızı enselerinde hissetmişlerdir. Ensesinde tokadımızı en son hissedenlerden biri de hain Reina saldırganı  olmuştur.  Fedakar güvenlik kuvvetlerimiz tereyağından kıl çeker gibi bu soysuzu kaldığı yerde yakalamış tüm dosta düşmana Türk Devleti’nin gücünü tekrar göstermiştir. Nice destansı savaşlarda sancağı yere düşürmemek için düşman ile savaşırken mücadele edenler bayrağa uzanacak namert eli kıracak, canını verecek, gerekirse canını alacaktır.

Uzağa gitmeden yakın tarihte Kıbrıs Barış Gücü Askerleri’nin olduğu yerdeki Türk Bayrağı’nı indirmek için bayrağa tırmanan Rum gencinin namert eli bayrağımıza uzanamadan hak ettiği şekilde noktalanmıştır. Bizler için bayrak bez parçası olamaz, don hiç olamaz. Olsa olsa kız kardeşimin gelinliği yada şehidimizin son örtüsüdür, namusumuzdur.

 

Kendi kaleme aldığım şiirimi sizlere sunarak sağlıklı günler dilerim.

Bak dalgalanıyor Bayrağım mazlumlara merhamet, zalime heybet,

Savaşta kartal, barışta huzurun teminatı verir merhamet,

Gurbette olanların evinin duvarında asılıdır, olur ona memleket,

Her Türk canını hiçe sayar Bayrağı’na, Şehit olunca üzerine örter elbet,

Hakkıdır Hakka Tapan Milletimin Hürriyet…

 

Özkan Savaş

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi