Son Dakika
19 Mayıs 2019 Pazar
11 Aralık 2018 Salı, 13:24
Damla Mengüş
Damla Mengüş damla@turkbeleni.com Tüm Yazılar

STRESE KARŞI DUYULARINI AKTİFLEŞTİR

Her an farklılaşan yaşamın içerisinde hayatımıza aldığımız veya hayatımızdan çıkardığımız her şey birer stres kaynağı haline geliyor. Arkadaşınla tartışmak, sağlık sorunları, bir proje üzerinde çalışmak, evlenmek, boşanmak, çocuk sahibi olmak, kendini ifade edememek, yeni bir işe girmek ve daha bir sürü şeyin hayatında ne gibi etkiler yaratacağını bilmemek stresi baş faktör olarak gösterebilir.

Daha keyifli, sakin, stresi en az seviyeye indirerek yaşamanın mümkün olduğunu deneyimlemek ve bunu devam ettirmek ister misiniz?

Yaşarken baktığımız, dokunduğumuz, paylaştığımız anlardan keyif almak, kokladığın bir çiçeğin kokusunun tüm gün zihninde kalması, gözlerinin içine baktığın bir insanın sende farklı duyguları uyandırması tüm bunlar nasıl oluyor sizce ?  ^^Çünkü bir insanın yaşadığını anlayabilmesi için yaşadığı AN’dan keyif alması gerekir. Bir insanın yaşamdan keyif alabilmesi içinse yaşadığı AN’ın içinde olması gerekir. ^^ Ancak bu şekilde bir şeyler sizde izler bırakır.

İnsan dünyaya 5 duyunun da ötesinde özelliklerle doğuyor. Ya bunlardan kaçını kullanabiliyor? Koku alıyor musun deseler ‘elbette’der. Görüyor musun deseler ‘elbette ‘der. Hissede biliyor musun deseler, buna da kesinlikle ‘ elbette ‘der.

Etrafınızdaki güzellikleri, sanat galerisi gibi doğayı gerçekten görüyor musunuz? Hiç ağaçların ihtişamına bakakaldınız mı? Burnunuza gelen bir kokunun peşinden gittiniz mi ? Sevdiklerinize sarılırken onları hissedebiliyor musunuz?

Peki, gerçekten yaşamdan, yaptığın tüm işlerden keyif almak, an’da olmak nasıl mı oluyor?

Çoğumuz yoğun hayatın içinde yorgun zihinlere sahipken, bu zihinleri bir anda yavaşlatamayız. Fakat bunun için gerekli adımları atabiliriz. Çünkü gerçek keyif zamana yayılan, genişleyen bir durumdur. Gerçek keyfi tatmak için yavaşlamak gerekir. Sakinleşmek, arada durmak, vitesi bir’e almak gerekir. İşte tam bu da her ne yapıyorsan bütün duyularınla yaptığın işe odağını vererek yapılıyor. Kitap okuyorsan kelimelere odaklan, kahve içiyorsan kahvenin kokusuna ve tadına, birine bakıyorsan sadece dış görüntüsüne değil, bir de ona gönülden bak, hissederek gözlerinin içine bak, yürüyüş yapıyorsan dur ve etrafın seslerini dinle, şehri gürültüsünde isen dur ve etrafındaki bir ağacın yapraklarının hışırtısını duymaya çalış, ya da bir kuşun çıkardığı sesleri dinle. Günde en az 15 dakika, karanlık ve boş bir odada, gözlerinizi kapatıp uzan veya otur. Tüm bu minik minik adımlar size kocaman bir huzuru vaat ediyor. Bunlar zihninize yaptırdığınız en hareketsiz fakat et etkili sporlar. Zihin her an meşgul olduğunda stres 1. Adım olmak üzere en ölümcül hastalığa kadar tüm hastalıklara kucak açmış olursunuz.. Bu  gibi alıştırmalar zihni sakinleştirmek ve duyuları aktifleştirmek için önemli püf noktalar.Duyularını aktifleşmeye başladığında ‘stres’ kelimesi hayatınızda toz pembe bir hal almaya başlar.

Yaptığın her neyse bunu zorunlu bir iş olarak değil de keyfini çıkarabileceğin bir durum olarak bakabildiğinde, duyularını ciddi ciddi işin içine kattığında, sen artık keyiften de keyif alan bir insan haline gelirsin. Ve şimdi soruyorum yaşadığı anın farkında olan ve bundan keyif alan kim STRES altında kalabilir ki?

Öteki türlü sürekli koşturan, meşgul görünen, eve yoğurt, işe dosya yetiştirmeye çalışan, azıcıkta eşinin, sevgilinin gönlü olsun diye onunla bir kahve içmeye vakit ayırmak, fakat o esnada da kafanda başka şeyleri düşünmek.. İşte gerçek stres bu!

 

 

You must be logged in to post a comment Login