15 Şubat 2017 Çarşamba, 02:43
Berke Battal
Berke Battal berk-e1905@hotmail.com Tüm Yazılar

Samimiyet

Merhabalar sevgili okuyucular, bugün sizlere samimi bir konu ile karşınıza geliyorum.

Lafımı çok uzatmadan bugünkü konumunun samimiyet olduğunu sizlere açıklamak isterim.

Öncelikle samimiyetin öneminden bahsetmek istiyorum sizlere.

Samimiyet öyle bir şeydir ki bulduğu ortama olumluluğunu öylesine yayarki , kaplamadığı, yetişmediği bir köşe bırakmaz orada adeta bir enerji  temizliği yapar.

Samimiyetin koktuğu yerde çiçekler açar, ağaçlar büyük, çınarların ömrü uzun olur…

Samimiyetin her şeyi okadar makbuldür ki etki ettiği alanı adeta kuşatır sarar sarmalar.

Bir ömür etkisi ve şifasıyla onarır tamir eder…

Doğayı şaha kaldırır, toprağı yeşertir, insanı kamil yapar.

İsterseniz yaratılmışın üstünü olguna ( kâmile ) insana etkisi ile başlayalım…

Genellikle çoğumuz aile bireylerimizi sevmemizin temelinde onların bizlere karşı samimi duygular beslediğini  sezeriz ve bundan da bir hayli hoşnut oluruz.

Hatta uzun arkadaşlıklarımızın temel özelliklerinin de en başında samimi oldukları için bu kadar uzun soluklu arkadaş olabildiğimizi biliriz.

Ve hatta kaderimizdeki  yani Allah’ımızın bize olan hediyesi  yani bizim evleneceğimiz kişi de öylesine samimilik ararız ki âdete samimiyetinin içersinde bir tohum olup yeşermek isteriz.

Samimiyetin öyle bir enerjisi var ki o kişiye,  hayır demek yüreğinizi yakar, o kişiyi yarı yolda bırakmak yolunuzu şaşırtır, samimi kişiye ihanet ettiğinizde sanki bütün meleklere ihanet etmiş gibi olur, Rahmetin deryasında susuz kalırsınız…

Peki,  bu samimiyeti önemli kılan neydi?

Samimiyet birçok kapıyı açar mıydı?

Öncelikle yaratıcımızın bize göndermiş olduğu Kuran-ı Kerimde birçok yerinde detaylıca üzerinde durulmuş bir kelimedir.

Öncelerden bir kelime olarak mühimken Kuranda geçtikten sonra  kelimelikten sıyrılır;  hayatımızda muhakkak uygulamamız gereken bir enerjiye bir akışa dönüşmüştür.

Öylesine mühimdir ki:

Duanın , namazın, orucun ve haccın ve Allah rızası için yapılacak bütün hayır ve hasenatların muhakkak önüne gelmesi icap etmeliydi…

Çünkü hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah(c.c) kulun olgunluğa ulaşması için yol göstermişti adeta.

Bu yolda da yürümenin ve Allah’ımızın istediği gibi bir kul olabilmenin de en temel özelliği de

samimi olabilmemizdi.

Rahmetin olmadığı yerde samimiyet ; samimiyetin olmadığı yerde rahmet olmaz.

Unutmayalım ki kalbimiz ile ne yaparsak o bize geri dönecektir.

Kalbimizde şayet samimiyet varsa elbet bütün kapılar bize Allahın izni ile sonuna kadar açılacaktır.

Samimiyetin öylesine hoş ve sıcak bir enerjisi vardır ki;

olmayan bir iş bile aslında sizin hayrınıza olmaz ;  olan işte sizin temiz, karşılıksız, beklentisiz; her şeyi Allaha bırakan kalbiniz hürmetine olu verir….

Gelelim gençlerimizin son zamanlarda çektiği aşk acılarına…

Maalesef ahir zamanda olduğumuzdandır ki ; maskeler almış başını gidiyor.

Kimse gerçek yüzünü göstermek dahi istemiyor, kimse aşk istemiyor ;

Şems-i Tebriz ininde dediği gibi : ‘’Bencil duygularına köle arıyor.’’ arıyorlar.

Bundandır ki çıkma işlerimi sağlıklı devam etmiyor.

Evlilikler ise uzun ömürlü olmuyor.

Maalesef samimiyetten temiz ve saf bir yürekten uzaklaştığımız sürece gerçek aşkı bulacamayacağımızı dile getirmek isterim.

Bu dünyada her şey hem saklıdır hem de değildir…

Aslında her şey gözümüzün önündedir ama görecek samimiyetle kuşanmış  yürek lazım.

İşte böyle sevgili okuyucular….

Yüreklerinizde dilerim hiç samimiyeti  hiç eksik etmezsiniz.

Sevdiğiniz ile bir ömür samimi ve karşılıksız birbirinizi seversiniz.

Allaha olan görevlerinizi de samimi ve karşılık beklemeden icra eylersiniz.

Dilerim Samimiyet ömür boyu sizin ile olur.

Daim samimi ve içten olun.

Sevgi ile Samimi kalın….

 

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi