19 Aralık 2016 Pazartesi, 14:04
Berke Battal
Berke Battal berk-e1905@hotmail.com Tüm Yazılar

Sabretmek

Merhabalar sevgili okuyucular, bugün sizlere öyle bir konudan bahsedeceğim ki yaşamımızın

Hiç şüphesiz en büyük kerameti; ötesinde dünya ya esas geliş amacımızın anahtarının kilidi.

Hiç Şüphesiz Kilidimiz Sabır. Öyle bir kelimedir ki Sabır; Es-Sabur Olur Allahın Adı Olur,

Peygambere zorluk görünür mucize olur, 40 günlük çile görünür  veliye keramet olur.

Hepte zorluklar karşısında kulun Allahın’a teslim olmasıyla her şey olur.

işte o teslimiyetimizle sabır etmiş oluruz.

Öyle bişeydir ki sabır düşanlarıda vardır dostlarıda.

Olanaksızlık ve ümitsizlik hissi en büyük düşmanıdır.

Ama dünya ya kul hiç bir şekilde başı boş bırakılmadığı gibi bu zor sınavında da yalnız bırakılmamıştır.

Sabırlı günlerin en büyük dosttu da ilhamdır, ümittir ve Allaha gönülden bağlı samimiyetli

Kalbidir.

Peki sabır’ın sonu selametimiydi ?

Sabır kulu veli eder miydi?

Tabikide ,lakin sabır etmek vardı sabır ettiğini söylemek vardı…

Şu husus unutulmamalıdır ki, sabır eden kalp halinden hoştur, derdinden büyük Allah’ı olduğunu bilir.

Sabrının onu ulaştıracağı yeri değil; ulaşmak istediği yerdekinin hoşnutluğunu ilkeleştirmiştir…

Sabır öyle bir kelimedir ki; Allahın güzel isimleri arasında hiç şüphesiz en çok günlük

yaşamamızda zikir ettiğimiz ismidir. Bu ismi Es-Saburdur: ‘’ çok sabırlı olan’’ anlamına gelir.

Bu ismi hayatımızda bizim uygulayabilmemiz için zorluklar karşında sabrın düşmanlarından

değil dostların dan yardım almalıyız; unutmayın her karanlığın ardından güneş tekrar doğar.

Bitmez sandığınız dertlerinizi düşününceye kadar boşa harcadığınız şu geçmişinize baktığınızda

o kadar güzel ve olumlu şeyler bulacaksınız ki ve bu güzel şeylerinde oluşumun temeline

indiğinizde mutlaka bişeylere sabır ettiğinizi göreceksiniz…

Sanmayın kötülükler sizi engelliyor, ümitsizliğe kapılmayın düşmanlarınızı sizin güzel şeylerinizin

önüne set çekiyor sanmayın; aslında onlar yalnızca Allah c.c size vermek istediği güzel nimetleri

kaldırabilmeniz ve ilahi serüvende olgunlaşabilmeniz için birer yardımcı oyuncu gibidirler. Gelirler ve

Siz farkına varmadan çekip giderler…

Hiçbir zulüm ebedi hiçbir kötülük sürekli değildir.

Elbet bunlar son bulur yeter ki siz son bulunduğunda işlerin içinden sabır edip çıkanlardan olun.

İslamın ilk yıllarında da inen ayetler baskılara, zulümlere sabırlı olmamız gerektiğini  ifade etmedi mi ?

Sabrın sonu selamettir, sabır’ı dilden değil yürekten yapan kişi korumaya, silaha, kendini

müdafaa etmeye bile gereği yoktur. Hallaç-ı Mansur ölürken ben haklıydım dedi mi ?

Hz. Eyüp hasta haldeyken hastalığından şikayet etti mi?

Hz. Muhammed (s.a.v)  müşriklerin zulümüne maruz kalmasına rağmen bir kez helak olmalarını istedi mi? …

Bizlerinde sabır ederken ne üzerimizde ben egosu olmalı,

Ne dünyalık dertlerden şikayetçi  edası,

Ne de düşmanlarımızın kötülüğünü isteyecek bir niyet.

Su gibi merak , toprak gibi uyumlu ve hava gibi rahat bir vicdanımız için

Sabırlı olmayız, olmak içinde ben egosundan arınmalıyız…

İşte böyle sevgili okuyucular,

Sabır bir kelimden öte Allahın 99 isminden bir isim.

Sabır mücadele, sabır dayanmak, sabır tefavuktur, Sabır bir kilidin anahtarıdır.

Dilerim hayatınız boyunca sabır eder.

Daim Allaha güvenir ve kötülerinde kötü olmadığını birer görevli olduklarını

Düşünerek onlara karşıda sabırlı olursunuz.

Allah cümlemizi sabırlı kullarından eylesin İnşallah…

 

 

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi