07 Ocak 2017 Cumartesi, 13:10
Berke Battal
Berke Battal berk-e1905@hotmail.com Tüm Yazılar

Rüya

Merhabalar sevgili okuyucular, bugün sizlere kendimizi en güvende hissettiğimiz ve belki de

Hepimizin ruhsal alemin kapısından daim geçtiği, farkına varmadan birçok bilgi edindiği lakin

Uyandığında bir kısmını unutup hatırladığını da değerlendirmeden bir kenara attığımız Düşlerimizi

Anlatmak istedim…

Evet bu haftaki konumuz rüya…

Aslında öyle bir şey ki rüya ; bize bambaşka alemlerin kapısını aralar, serüvenden serüvene koşturur ve bize bedenimiz dinlenirken ruhumuza ilim katar.

Fakat bizim rüya hakkında yeterli bilgi olmayışından olacaktır ki sanki yaşananlar yalnızca bir beynimizin oyunu ve bilinçaltından gelen basit saniyesi bile belli kurmacılarmış gibi geliyor.

Peki rüya bir ilim miydi… ?

Rüya kaç kısımdan oluşuyordu… ?

Şöyle ki rüya kelimesi bizzat Kuran-ı Kerimde Yusuf Suresinde bizzat işlenmiş; hatta Hz. Yusuf’a bu ilimin öğretildi  ve sonlarında da Allaha şükranlığını bizzat Hz. Yusuf dile getirmiş ; rüya ilimin onu nerelere getirdiğini ve Allahın  yardımlarını bizlere şükrü ile hissettirmiştir.

Gelelim rüya kaç kısımdan oluşur…

Öncelikle : 1) Rahmani 2)Bilinçaltı Ve 3)Şeytani olmak üzere üçe ayrıldığı genel bir bilgidir.

Kısaca değinecek olursam. Şeytani rüyalar ufak, tefek hatalarımızın bize düzeltmemiz gerektiğini

Ruhsal boyutta açıklar verdiğimizin belki de en etkili kanıtı niteliğinde görünür . Bu rüyaların üstünde pek durulmaz hatırlamaya çalışılması da bir fayda sağlamaz; dua ve abdestli yatmanızı yada yattığınız yerin temiz olması gerektiği hususunda durmanızı hatırlatır.

  1. Olarak bilinçaltı rüyaları: Bunlar genel olarak günlük hayatımızda; stres, bunalım ve takıntı haline dönüştürdüğümüz şeyleri günün kopyası şeklinde geceleri de bize geri sunar.

Misal yarın bir toplantınız vardır ve bunu çok ciddiye ve öneme almışsınızdır. İşte gecede size bir egzersiz gibi karşınıza toplantı yaptığınız çıkar.

Özlediğiniz arkadaşınız, sevdiğiniz aile ferdi yada ailevi sorunlarda olabilir…

Lakin bu rüyaların içersinde bir rüya var ki bu işte kuyuda uzanan genç bir çocuğu Hz. Yusuf yaptı.

Hz.Haticeyi Hz. Muhammed’e (S.A.V) eş yaptı…

Bu rüya ki bize şu fani hayatta ahretin hissi boyutunu açtı.

İşte bu rüyamızda

  1. Olarak Rahmani Rüya : Rahmani rüya genel itibari olarak mesaj içeren bir boyuttadır…

Gelecekten mesaj; geçmişten düzeltilmesi gereken şeyler ; anlık yaşamamızda takip etmemiz gereken şeyler olmadı karşımıza çıkan fırsatın hayır yada şer olduğunu  bize hissettiren rüyalardır.

Peki bu rüyalar nasıl yorumlanmalıydı?

Bu rüyaları herkes görebilir miydi ?

Öncelikle bu rüyalar Kuran da geçtiği kesin olup ; hadislerde de bizzat üstünde durulmuştur.

Bu rüyaları bilen kişiye anlatılması gerektiği ve bilen kişinin de hayra yorulması gerektiği vurgulanmıştır…

Bu rüyaları şu görebilir bu göremez diye bir ayrım yoktur.

Allah (c.c) ne zaman nasip ederse o zaman görünür. İnanmak ve samimi olmak bu rüyaların

Salih ve devamlılığını artırır. Tabi bu iş inançtır halk arasında görmek için istihare namazı dediğimiz

Namaz yaygınlaşmıştır. Anlık yaşamımızda gelecekte kestiremediğimiz şeyleri bizzat Allahtan yardım etmesi istenmiştir.

Tabi dediğim gibi samimi ve inanç başlıca prensibi bu işin zaman ve sistematik yaklaşımlarla değil

Tamamen akışta olunup beklenmesi gereken bir içsel süreç…

Görüldüğünde de hayra yorulup, bir güzel yorumlanıp ardında da süreçler geliştiğinde de Hz. Yusuf gibi hamd  etmek de ne hoş olur …

İşte böyle sevgili okuyucular..

Her gece hepimiz hiç şüphesiz bir şeyler  görüyoruz; kimimiz unutuyor kimimiz anımsıyor,

Kimimiz ise uyandığında dizi filmleri aratmayacak rüyasını anlatıyor.

Lakin hiç rüyayı bu kadar önemli olduğunu bilememiştik

Taki Yusuf Suresini açıp okuyuncaya kadar.

Dilerim rüyalarınızın ne kadar önemli olduğunun farkına varır.

Ve Hz.Haticeyi Hz.Muhammed’e eş eden rüya gibi sizde hayırlı eşinizi bulursunuz…

En güzel Rüyalar sizlerle olsun.

Farkındalığınız daim olsun…

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi