ÖRGÜT MÜ KİŞİLERİ YOKSA KİŞİLER Mİ ÖRGÜTÜ YÖNETİR?

04 Aralık 2018 Salı, 17:51
ÖRGÜT MÜ KİŞİLERİ YOKSA KİŞİLER Mİ ÖRGÜTÜ YÖNETİR?

ÖRGÜT MÜ KİŞİLERİ YOKSA KİŞİLER Mİ ÖRGÜTÜ YÖNETİR?

CHP Merkez Yürütme Kurulu(MYK) geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği toplantısında 15 ilçede daha “Eğilim Yoklaması’ kararını aldıklarını açıkladı. CHP, hatırlanacağı gibi daha önce 3 il ve 18 ilçe içinde aynı kararı almıştı. Bu ilçeler içerisinde Antalya’nın Gazipaşa ilçesi de var.

CHP’nin ‘Eğilim Yoklaması’ kararı aldığı il ve ilçelerde iktidarda olmadığı görülüyor. Buralarda yerel iktidara gelmek için çalışan örgütlerin genel merkeze talebiyle bu kararı aldırdıkları biliniyor.

Amaç:  Parti üyelerinin istediği ismin genel merkez tarafından aday olarak atanması.

Eğilim yoklaması ile sandıktan birinci olarak çıkan ismi, kesin aday olarak adlandırılma garantisi yok. Sonuçta kararı yine genel merkezin verecek olması bu kesinliği ortadan kaldırıyor.

Eğilim yoklaması ile sandıktan birinci çıkan isimlerin belediye başkan adayı olarak atanıp atanmayacaklarını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Aksi bir durumda o il ve ilçe örgütlerinin alacağı tavrı da izleme olanağını bulacağız.

CHP’de belediye başkanlığının kazanıldığı il, ilçe ve beldelerde, belediye başkanlarının örgüt üzerindeki tahakkümü açıkça kendini gösteriyor. Belediye başkanının onay vermediği hiçbir isim parti kademelerinde yer alma şansını bulamıyor. Partiyi kendi tekellerine alarak örgütlerden lehlerine olan tüm kararları açıkça alabiliyorlar. Adaletsizlik kokan tek taraflı bu işleyiş o kişilerin önünü açarken, partinin küskünler yaratmasına, oy kaybetmesine ve küçülüp dağılmasına neden oluyor.

Bu sadece AK Parti hariç hemen hemen tüm siyasi partilerde aynı minvalde yürütüyor. Tüm siyasi partilerin toplamında doğan AK Parti geçmişin deneyimlerinden örnek alarak kişilerin örgütlerin önünde yürümesine az da olsa özen gösteriyor, izin vermiyor.

Siyasi partilerde yaşanan bu “al gülüm ver gülüm” anlayışı, Türkiye’de siyasi partiler tarihinin çok yeni olmasına bağlanabilir. Siyasi Parti tanımının ülkemize, ikinci Abdülhamit döneminde İttihat ve Terraki Cemiyetinin kurulmasıyla girdiği biliniyor. Oysa dünya medeniyetler tarihine bakıldığında siyasi partilerin ve muhaliflerinin çağlar öncesinden var olduğunu görebiliriz.

Sözlükler, siyasi parti tanımını nasıl yapıyor?

Siyasi Parti: Benzer siyasi görüşe sahip insanların ülke yönetiminde söz sahibi olmak üzere kurdukları örgütlere verilen isimdir.

Siyasi partilerin geçmişi insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlar kabile halinde yaşarken bile onları yöneten önderler ve muhalefet eden gruplar her daim var olmuşlardır. Bu grupların günümüzdeki yapılanması siyasi partilerle yakından ilgilidir.

Siyasi partiler kendilerini demokrat, İslamcı, muhafazakâr, liberal, çevreci, kapitalist, komünist ve sosyalist görüşleri savunan topluluk olarak tanımlar ve bu görüşler doğrultusunda örgütlenirler. Siyasi partilerin birçoğunun tanımlarından gelen özelliklerini geliştirme ve koruma yolunda bir çaba gösterdiklerine şahit oluyoruz.

Peki ya CHP?

Atatürk’ün kurduğu parti CHP 1970-1978 yıllarında yapılan birçok tartışmalardan sonra kendini Sosyal Demokrat parti olarak tanımlamaya başladı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Nazilerden kurtulan Almanya’daki demokrat ve sol partilerin birleşmesiyle kurulan Sosyal Demokrat Parti’nin(SPD) dilimize kazandırdığı bu tanımlama CHP’den de kabul gördü.

Sosyal Demokrat Parti görüşü nedir?

Demokratik bir topluluğu kurmayı hedefleyen bir politik ideolojidir. Sosyal demokrasi evrensel değerlere uyumlu yurttaşların bireysel ve toplumsal gereksinimlerini sağlamayı amaçlayan devlet ya da politika ve kapitalist düzene karşı ortaklaşa uyum sağlamayı hedefleyen bir düzen olarak tanımlanır.

Şimdi asıl soru şu: CHP gerçekten sosyal demokrat bir parti midir?

Şayet CHP tanımdaki gibi evrensel değerlere saygı gösteren bir parti olsaydı; kişilerin örgütün önünde değil, örgütün arkasında yürümesine dikkat ederdi.

CHP en azından bunu başarabilseydi neden iktidar olamıyoruz sorusunun da cevabını bulmuş olurdu.

 

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi