ORGAN BAĞIŞLARI HAYAT KURTARIYOR!

03 Kasım 2014 Pazartesi, 16:45
1organ_bagisi_1

Prof.Dr.Alper Demirbaş (1)Ülkemizde organ bekleme listelerinde hasta sayıları giderek artarken, yapılan organ bağışları ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalıyor. 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası dolayısıyla Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Başkanı  Prof. Dr. Alper Demirbaş ülkemizde organ bağışlarının azlığına dikkat çekerek organ bağışı konusunda çağrıda bulundu.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de organ naklinde birinci sorunun organ bağışlarının azlığı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Alper Demirbaş “Organ nakli ve bağışı ne yazık ki Türkiye’de istenilen oranlara ulaşmayan, hatta yaklaşamayan bir alan” diyerek bunun sonucu olarak her yıl, her yaştan binlerce kişinin hayatını kaybettiğini vurguladı. “Organ nakli sadece bir ameliyat değildir. Kronik organ hastalıkları sadece hastayı değil ailesini ve çevresini de ilgilendirir, yaşam düzenlerini altüst eder. Verici ister canlı ister kadavra olsun, tıp dışında işin içine hukuk, etik, felsefe, sosyoloji, ekonomi, eğitim yani tümüyle hayat girer. Bu nedenle ülkemizde organ nakli ve bağışı sorununun çözümü için tüm bu alanların dikkate alınması ve bu alanlara ilişkin de çalışılması gerekir…” şeklinde konuştu.

 

Demirbaş sözlerine şöyle devam etti;

“Vefat edenlerden bekleme listesinde organ bulunma olasılığı nedir ? Sorunun cevabı çok basit, kafanızı kaldırıp etrafınıza baktığınızda kaç kişinin cebinde organ bağış kartı varsa olasılık o kadardır. Çünkü bu organların gökten yağma veya yurtdışından gelme olasılığı yok. Ne zaman insanımız organları toprağa bağışlamak yerine insanlara bağışlarsa bu oran artacak.Türkiye’de 60 bin diyaliz hastasından sadece 21bini bekleme listesine kayıt yaptırıyor, diğerleri ise hiç böyle bir umudu olmadığı için gidip listeye bile girmiyor. Çünkü bugün ulaşabildiğimiz en yüksek rakam yılda bu hastalardan topu topu 575’ine vefat edenlerden böbrek nakli yapabiliyoruz.”

 

Her 10 kişiden 1’i böbrek hastası

1organ_bagisi_1Türkiye’de böbrek rahatsızlığındaki artış hızının çok yüksek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alper Demirbaş “Her 10 kişiden 1’i böbrek hastası. Kronik böbrek yetmezliği böbrek işlevlerinin ilerleyici şekilde, geriye dönüşü olmaksızın kaybedildiği yaygın görülen bir hastalıktır. Bu hastalık tüm organ ve sistemleri etkiler; yaşamı tehdit eder. Önemli ölçüde iş gücü ve yaşam kalitesi kaybına neden olur. Sıklığı, kompleks tedavileri ve yüksek ekonomik giderleri nedeniyle ülkemiz için ciddi bir halk sağlığı sorunudur.

Diyalizde yaşam süresi nedir? Türkiye’nin her noktasında çok çok kaliteli diyaliz hizmeti verilmektedir. Öğrencilik yıllarımda hastaların diyalize girebilmesi için çok nüfuslu kişilerin  hastalarına öncelik verilmesi için  aradığını hatırladığımda geldiğimiz noktanın ne kadar ilerde olduğunu çok net görmek mümkün. Ancak bilimsel gerçekler bize gösteriyor ki bugün 100 yeni diyalize başlayan hastanın sadece 13 veya 14 tanesi 10 yıl sonra hala sevdikleriyle akşamları yemek sofrasına oturabilecek. Hele hasta aynı zaman da şeker hastası ise sadece 4’ü sevdikleriyle sohbet etmeyi sürdürebilecek. Nakil olan hastalarda ise yaşam süresi tam 3 kat uzuyor, özetle amaç hastayı diyaliz makinasından kurtarmak değil yaşamını uzatmak.” dedi.

 Ana tedavi yöntemi diyaliz değil böbrek nakli

Diyaliz, kronik böbrek yetmezliğinde hiçbir zaman ana tedavi yöntemi olmadığını, Diyaliz, böbrek nakline kadar geçen sürede hastayı yaşatmak için uygun olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Alper Demirbaş organ bulunamadığı için çok sayıda hastanın hayatını kaybettiğini, bir kısmınınsa diyalizle yaşamak zorunda kaldığını söyleyerek;

“Kalp yetmezliği, kronik karaciğer hastalığı ve kronik böbrek hastalığında nakil en seçkin ve hayat kurtarıcı yöntemdir. Canlıdan yapılan organ bağışlarında alıcının iyileşmesi pahasına normal ve sağlıklı bir insana majör bir cerrahi girişim yapılması ‘önce zarar verme’ ilkesine ters düşen bir durum olarak algılanabilir. Ancak unutulmaması gerekir ki bir gün sizin de çocuğunuz, anne-babanız, yakınlarınız ya da siz organ bağışına ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu nedenle vefat edenlerden nakil sayısını artırmak ve daha çok sayıda hayat kurtarmak için herkesin organlarını bağışlamasını öneriyoruz. Hep organ yetmezliğinin en konforlu hastaları olan böbrek hastalarından bahsettim. Zor bir yaşam da olsa diyalizle uzun süre yaşama şanları var. Ya akciğer, karaciğer , kalp bekleyen hastalar. Maalesef bu listeler ülkemizde bekleme listesi değil organ azlığı nedeni ile ölüm listesi. Örneğin 2014 yılında Sağlık Bakanlığı kalp bekleme listesindeki hasta sayısı 237’dir. Bu hastaların  61’ine nakil ile yeni bir hayat şansı verirken, beklerken organ bulunamadığı için 150’si hayatını kaybetmiştir .” dedi

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi