Son Dakika
23 Nisan 2019 Salı
03 Şubat 2019 Pazar, 16:06
Damla Mengüş
Damla Mengüş damla@turkbeleni.com Tüm Yazılar

NE OLDUĞUNA İNANIYORSUN?

     ‘Her neye inanıyorsan, inancını o düşüncesinin üstünden çektiğinde o güç sana geri döner. Tüm güç sende toplanır ve o zaman yenilmez olursun ‘ Don Miguel Ruiz

      Varlığımızın ilk anından itibaren bilinçaltımızda toplamaya başladığımız datalar belirli dönemlerimizde daha güçlü birikimler yapmaya açık hale geliyor.  Bu dönemler 3 ve 5 yaş arası, sonraki 10’lu yaşlara kayan gelişimsel evre, ergenlik vs. olurken;   büyütüldüğümüz aile, kendi başımıza öğrenmemiz,  bulunduğumuz çevrenin şartları birleşip dışarıdan pek çok duyguya, düşüncelere, inançlara ve bakış açılarına maruz kalmamıza sebep oluyor.

  • Senin boyun kısa senin sporda çok şansın yok!
  • Sen uzunsun voleybol oynamalısın!
  •  Biraz kilo versen fena olmaz!
  • Bence şu mesleği yapmalısın!

    Emir kipleri, – malı, – meli ekleri ve daha bir sürü düşünce, öneri, yargıya maruz kalmak bunlara inanırsak kişilik oluşumuzda elbette etkili pay sahibi oluyor.

      İnsanların bizim için hep bi önerileri, yargıları, düşünceleri maalesef ki var. Peki, birisi sizin için ‘ sen bu işe girme başaramayabilirsin dese? ‘ buna tutumunuz ne olurdu? .   Hemen vaz mı geçerdiniz? Yoksa denerken içinizde o kişinin size söylediği düşünceyle ‘ ya başarısız olursam’ korkusuyla mı yaşardınız?    Ya da bu onun kendi korkularını bana yansıtmaya çalışması mı diye durumu bir süzgeçten geçirir miydiniz?   Sağlıklı olan hangisi sizce? . Manavda bile sebzeyi seçip alırken birinin size söylediği  ‘ başarısızsın’ ‘ sen yapamazsın’ gibi yargıları da bi seçip, eleyip ondan sonra kendi kesemizi doldurmamız gerekmez mi?

     Peki, gerçekte sen kimsin?  Başkalarının senin üzerinde kurduğu düşüncelerin gerçekliğini mi yaşamayı seçiyorsun yoksa kendinin gerçekten ne istediğini bilip bu yönde adım atmak mı seni mutlu ederdi?

     İnanç bir düşünceye çok sağlam bir biçimde güven duymak, inanmaktır. İnandığımız şeyler bizim gerçekliğimizi, hayatımızı şekillendirir. İpleri başkalarını eline vermek mi, kendi elinde tutmak mı?

Birinin size söylediği tembel kelimesine inanıp ‘ ben tembelim ‘ zaten diye bu düşünceye bağlanmak mı? Yoksa gerçekte sen olan bastırılmış yönlerini fark edip yeniden başlamak mı?

   İncinmiş yanlarının farkına varıp onları kendi içinde iyileştirmek mi? Yoksa sokak kedisi gibi birilerinden sevgi beklemek mi? Acıyı büyütmeyi, sürekli ağlamayı sızlanmayı mı? Acının içinden büyüyen azimli yaşam hikayesini mi seçerdin?  Ben yapamam diyip saf dışı kalmak mı? Başlarda başarısız olacağını bilsen de daha çok çalışarak kazanmak mı? Aptal kelimesine itaat edip kendini bilgiden soyutlamak mı? Anlamakta zorlansan da yeni bir şeyler öğrenmek mi? Hangisi daha zevkli oturup ağzı açık etrafı seyretmek mi? Koşup rüzgarı hissetmek mi?

     Size söylenen her bir düşünceyi hemen alıp kabul etmek ‘ sanırım evet ben yapamayabilirim zaten biraz da endişeliydim’ demek bunun tanımı sorumluluktan, hayattan ve yaşamaktan kaçmaktan başka nedir ki? O zaman birileri söylesin biz itaatkar yaşayalım. Rüzgâr ne yöne eserse o tarafa savrulalım. Bi duruşumuz kendimize ait fikirlerimiz ve gerçekliğimiz olmadan ne diye var oluyoruz ki?

İnandığın her şeyi yeniden sorgulamak mı? Biz böyle büyüdük diyip öğrendiklerine kucakla sarılmak mı?  

Bu yazı kendine dönüş yazısı. Cevaplar çözüm yolları yok bu yazıda. Sorular ve sorular var. Kendine sorman gereken, neye inandığını sorgulaman gereken, inandıklarını da tekrardan süzgeçten geçirmen gereken bir yazıdır. Sorguladığınız taktirde hayatınızda ciddi değişiklik yaratan bir yazıdır !!!

You must be logged in to post a comment Login

302 Found

Found

The document has moved here.