05 Mart 2017 Pazar, 01:47
Berke Battal
Berke Battal berk-e1905@hotmail.com Tüm Yazılar

Mehmet Rifat Börekçi Beyefendi

Merhabalar sevgili okuyucular, bugün sizlere çok değerli bir kâmil insandan bahsetmek istiyorum.

Bu insanın haznesi öylesine dolup taşmıştır ki kendisini nehirlerden, denizlere ulaştırmış;

İslami ilime aç kalmış bir toplumu da deryasında doyurmuştur.

Osmanlının son dönemlerinden başlayıp, Cumhuriyetimizin ilk yıllarını da kapsayan yakın tarihimizin

aydınlık İslam yüzü olmuş.

Mehmet Rifat Börekçi Beyefendiden bahsetmek istiyorum sizlere bu hafta…

1860 yıllında Ankara Beynam köyünde doğan Rifat Börekçi.

O dönemler içersinde takdire şayan bir şekilde eğitim hayatında istikrar yakalamış.

Orta öğreniminden sonra İstanbulla yüksek öğrenim için gitmiştir.

Burada Beyazıt Medresesi müderrislerinden Atıf Efendi’nin derslerine devam etmiş ve icazetname(diploma) almaya hak kazanmıştır.

mehmet-rifat-borekci-beyefendi (2)

Almış olduğu eğitimleri tamamladıktan sonra ilk iş görevini yine doğmuş olduğu memleketi

Ankara’da icra etmiştir. Ankara’da Fazliye Medresesi’nde ilk memuriyetini yaptıktan sonra.

10 Ekim 1898’de Ankara istinaf Mahkemesi üyeliğine getirildi. Bu görevinin ardından

25 Kasım 1908 tarihinde de Ankara Müftüsü oldu.

Yükselişini istikrarlı bir şekilde devam ettiren Rifat Börekçi Beyefendi, din görevlerinin dışında da

Devletimize yararı dokunacak görevlere gelmiştir.

Örneğin: 1911 yılında bir müddet Sivrihisar Kaymakamlığı görevini de vekâleten yürütmüştür.

Memuriyetinin yanı sıra eğitim ve öğretimin ile de ilgisi bulunduğundan kendini güzel bir şekilde

Geliştiren Rifat Börekçi Beyefendi Süleymaniye Medresesinde büyük müderrislere verilen bir unvan payesi ile Bursa Müderrisliği kendisine tekrar tevcihi olmuştur…

‘’İzmir Paye-i Mücerridi’’ ve yine aynı yılda ‘’ Mahreç Payesi’’ ne de layık görüldü.

Yalnız Osmanlı Devletinin içerisinde,

her türlü devlet hizmetlerinde güzel işleri başarmasından ötürü kendisine iftihar ve imtiyazı mucip olmak üzere çıkarılan

‘’Dördüncü Rütbeden Osmanlı Nişanı’’ ile ödüllendirildi…

Osmanlı Devletinin son zamanlarda eğitim ve öğretimin çöktüğü yılların içerisinde nadir iyi yetmiş hocalarımızdan biridir hiç şüphesiz.

Öylesine çökmüş bir eğitimin içerisinde hocalık vasfı ve yöneticilik vasfını bir arada yönetebilmesi bir yana karakteri ve haktan yana olan tutumu ile de tarihin içerisinde parıldayan bir kişilik olmuştur.

Eğitimin ve öğretimin bu kadar kötü gitmesi ile bir devletin ayakta kalmayacağı hepinizin mağlumudur. ..

Osmanlının 1.Dünya savaşından sonra savaşı kaybetmesi ile birlikte işgale uğramıştır.

İslam’ın uygunluğuna dikkat ettiğimizde Cuma namazının dahi kılınması caiz değildir işgal altında.

Bu yılların kapıya dayanması bir yana 600 yıllık Osmanlı Devleti Gayri Müslim tebaanın yani işgal güçlerinin komuta zinciri altına girmesi çok hüzündür.

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Türk  Yurdunu kurtarma hareketleri her geçen gün destek ve ilgi görmeye başlaması yalnız Anadolu halkının dikkati değil işgal güçlerin inde dikkatini çekmiştir.

Halifelik makamının gücünün farkında olan işgal kuvvetleri son bir koz daha kullanıp, bir daha cumaların kılınmaması için din silahını devreye sokacaktılar.

Halife Milli Mücadele yapan, destek veren ve elebaşlarının İslam’a uygun hareket etmediklerini iddia edecek. Hatta Mustafa Kemalin yolundan gidenlere idamlar istenecektir.mehmet-rifat-borekci-beyefendi (3)

Bu zor süre içersinde İslam’ın aydınlığı kişilerden zuhur eyleyecektir.

Rifat Börekçi hepimizin bildiği meşhur Ankara Fetvasını Yayınlayacak.

Asıl din düşmanlığının vatanseverlik olmadığı, esasen din düşmanlığın kâfirlerle iş birliği yapmak olduğunun altını çizecektir.

Rifat Börekçi Beyefendi tarafında yazılmış olan Ankara Fetvası 153 müftünün de imzası ile yayınlanmıştır.

Bu fetva halkımızın milli mücadelenin helalliğine ve İslam’ın hak yoluna davetin yakın zamanlarda oluşturulmuş en güzel belgelerinden biridir.

Ayrıca, Rifat Börekçi Sivas Kongresi ile Milli Mücadele hareketine katılmış ve Ankara Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kurulmasına öncülük yapmıştır.

Her iyi insanında başına geldiği gibi doğru söylemesi ve hatta inancımızın en temel gayesi olan

Müslüman bağımsızlık anlayışını savunduğu için milli mücadelecilerinde başına geldiği gibi

idam fermanı Rifat Börekçiye de çıkmıştır.

Milli Mücadelenin hiç şüphesiz en önemli ve en can alıcı hareketini yaparak adeta uyuyan bir milleti uyandıran fitili yakmış, yüreklerdeki sönen imanı tekrar közlemiştir.

23 Nisan 1920’ de toplanan TBMM 1.Dönem Muğla mebusu olmuş. 27 Ekim 1920 tarihinde ise Müftülük görevini tercihen görevinden istifa etmiştir.

Milli mücadele hareketine  inan ve azim ile çalışan kahramanlarımız sayesinde.

Koskoca bir Cumhuriyet kurmuştuk artık.

Lakin özellikle Osmanlının son yıllarında artan cahiliye hareketleri ve dış mihrapların tarikat ve mensup olabilecekleri dinsel çatılar halen devam ettiğinden, yeni kurulmuş Cumhuriyette de bunların bizzat sıkı takibi ve önemi alınmalıydı.

Halifelik,Saltanat, Tarikatlar vb kuruluşların kaldırılma amaçlarının esas temeli

Dış güçlerin hareket ve kendi zeminlerini oluşturabilecekleri konumlar olması nedenidir.

Hepsi kapatılmıştır.

751 bir yılı Talas Savaşı ile Müslüman olmuş Türk tebaası.

Tabikide İslam’dan hiçbir zaman vazgeçmemiştir.

İslam’ın olumlu ve ahlaki özelliklerinin devamı, Türk Halkının dinini öğrenebilmesi ve hayata iştirak edebilmesi için.

Çok önemli bir devrim icra edilmiştir

Bu icraat hiç şüphesiz Diyanet İşleri Başkanlığıdır.

Böylesine mühim başkanlığa elini zor zamanlarda taşın altına koyan.

Makam, tecrübe ve nişan  bakımından da donanımlı olan Rifat Börekçi Beyefendi getirilmiştir.

Böylelikle İlk Diyanet İşleri Başkanımız Olmuştur.

5 Mart 1941 tarihinde vefat edene kadar bu görevde kalmıştır.

İşte böyle sevgili okuyucular,

aramızdan çok değerli bir din büyüğümüzün bugün ayrılış yıldönümüdür.

Allah Mekânını Cennet Eylesin İnşAllah

Bu yazımda bana kaynak,bilgi ve aktarım yaparak yardımcı olan Hocam

Hasan Cicioğluna

Teşekkürlerimi  Borç Bilirim…

Rifat Börekçinin Kabrinin Nur Dolmasını Allah dan niyaz ederim…

 

 

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi