16 Mart 2017 Perşembe, 16:48
Zümrüt Yılmaz
Zümrüt Yılmaz zumrutyilmaz@turkbeleni.com Tüm Yazılar

Kültür mazoşistliği

İnsanın kendine yaptığı kötülüğü başka hiç kimse yapamaz diye boşa söylememiş atalarımız. Her türlü teknolojinin, bilimin,ilmin ilerlediği bir zamanda biz öğrenmeye ve gelişmeye açık değilsek ne fayda; kendimizi bir adım ileriye taşımak yerine yozlaştırıp çağın gerisinde kalmaya mahkum ediyoruz.

Yaşadığımız şehrin küçük olmasının dezavantajlarını yaşarken bugün üniversite mezunu olup yaşadığı şehre geri dönen gençlik sayesinde her alanda yeniliklerle ve kültür sanat etkinlikleriyle  tanışmaya başladık.Farklı meslek gruplarından oluşan ve Manavgat’a fayda sağlamak adına çalışan,bu sayede bizlere her alanda çeşitliliği sunan bireylerin bu şehirde yaşayanlara katkısı olduğu muhakkak.Çok değil bundan 10 yıl öncesinde alkoliklerin mesken tuttuğu ırmak kenarlarında yürüyüş yapmaktan dahi çekinirdik.Akşam olunca sokaklar ıssızlaşır gidebileceğimiz tek bir mekan bulamazdık.İlk sinema açıldığındaki yaşadığımız mutluluğu hatırlıyorum…Eskilerin de dediği gibi nerde o eski Manavgat?

Artık  alışveriş,tiyatro,sinema,kültür-sanat etkinlikleri için Antalya’ya gitmek zorunda değiliz.Yaşadığı şehirden dışarı çıkamayan insanlar içinse ayaklarına kadar gelen her türlü sanatsal etkinlik bulunmaz bir nimet.Bu yıl içinde kaç oyun izledim kaç etkinlik  ve söyleşi gördüm artık sayısını ben bile hatırlamıyorum.İstanbul,Ankara gibi şehirlerde ulaşımın hatta bazı oyunlarda bilet bulabilmenin dahi dert olduğu yerde bizde ne ulaşımdan ne de bilet bulmaktan yana bir sorun var.Bunun da ötesinde Kültür Merkezimizde kişiye özel tahsis edilmiş yer dahi yok.Yani senin en ön koltukta izlediğin gösteriyi Belediye Başkanın yer bulamadığı için merdivende oturarak izleyebiliyor.

Gün geçmiyor ki bir oyun, söyleşi ve bir şov olmasın; Manavgat bu yıl ünlü akınına uğradı sanki.Ekranlardan tanıdığımız  belki de hayatımızın hiçbir anında karşılaşma fırsatı bulamayacağımız  birçok sanatçıyla buluşma imkanımız oluyor.Bunca etkinliğin ardında elbette çok emek sarf eden birileri var.Bu emekler benim gözümde takdire şayan…

Elbette benim beğendiğimi sen beğenmeyebilirsin.Benim için çok önemli olan kültür sanat etkinlikleri yerine sen bozuk yolunun düzeltilmesinden yana olabilirsin.Belediyemizin bu alandaki çalışmalarını desteklemeyebilirsin.Bu zıtlıklar sayesinde düşünecek,fark edecek, ilerleyecek ve gelişeceğiz ama karşılıklı saygı göstererek.Her yönden yapılan iyileştirmeleri fark ederek; zalimce eleştirerek ve gereksiz yerde partizanlık yaparak değil.

Eğitim,kültür sanat ve ülkemiz adına yapılan yatırımları siyasetten uzak tutarak geliştirmeli ve desteklemeliyiz.Bilimin,ilimin her geçen gün ilerlediği bir dünyaya ayak uydurmak için Atatürk’ün ilkesi ışığında din ve devlet işlerini birbirine karıştırmadan hareket etmeli, ruhumuzu ve benliğimizi besleyecek her şeyin önünü açmalıyız.Ülke adına, belediyeler adına hangi partinin  başa geldiğinden daha önemli olan bir konu hangisinin halkı için en iyiyi yapabiliyor olduğudur.Her dönem başa gelen elbette halkı için en iyiyi gözeterek hareket etmeye çalışır. Nitekim partizanlık yaparak seninle aynı görüşten değil diye sana sunulan eğitsel ve kültürel faaliyetlere tepki göstermek adına  bu tür organizasyonlara katılmamak ancak senin kaybın olur. Bu bir mazoşistliktir, kültür mazoşistliği…

Mahatma Gandi’nin de dediği gibi: Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı.  Tüm bu durumlardan uzak  olmak,düşünsel anlamda kendini geliştirmek ,sevgi ve saygıyla yaşayıp yaşatabilmek,anlayışla güzelleştirmek varken ; hayatı ketum yaşamak ancak kişinin kendisine yaptığı zulümdür.At gözlüklerinizden kurtulup gelişime ve değişime ayak uydurun.

 

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi