20 Kasım 2016 Pazar, 12:41
Berke Battal
Berke Battal berk-e1905@hotmail.com Tüm Yazılar

Koşulsuz sevgi

Merhabalar Sevgili Okuyucular, bugünkü konumuzu özellikle hepimizin küçük yaşlardan beri yaşadığı,

Ama akrabalarımız sorduğunda utandığımız,arkadaşlarımızın itamına maruz kaldığımızda

yok canım ya dediğimiz; beklide güneşten bile sıcak bir konu ile karşınıza çıkmak istedim.

Bugünkü kelimemiz sevginin koşulsuzluğu.

Evet sevgi ; çaresizlik,ümit, sabır ve bekleyiş aslında bu kelimeler kolay kolay yan yana gelmezdi.

Tabi ki hayatımızda sevmeye değer biri çıkıncaya kadar.

İlki belki de hepimizin aynıdır; karşı cinsten birine ilk defa gelen değişik bir duygu.

Aslında o zaman bunu yorumlayamasak bile hiç şüphesiz bu ilk sevgi deneyimimizden öte koşulsuz sevgi kanalına girişimizde ilk serüven olacaktı.

Kısa bir süreliğine düşünsenize İlk aşkınızı, hiç akıldan çıkmayışını, bakışını, konuşmasını ve hatta

gülüşünü hangisini unutabildiniz ki ? Ben söylediğim hiçbirini unutamadım.

Nedenini naçizane şöyle dile getiriyim. İlk sevgimizin yapısında para, menfaat, beden ve dünyevi

bir şey yoktu. Yalnız koşulsuz sevgi vardı yani aşk vardı. İşte tamda bu yüzden unutamadık.

Yanılmıyorsam şu kelime hepimizin ortak açıklaması olmuştur o dönemler

’’onu gördüğümde kalbim sıkışıyor’’

Asılında kalbimizin sıkışması sevginin yüceliğinin semadan  bedeninize kadar nufüs etmesindendi.

Lakin o günlerde bu kelimeleri söylemek sizi rahatlatmayacak tam tersine aşkınızın, içine biraz daha

Malzeme atıp közün daha da hararetlenmesini sağlayıp belki de sizi siz edebilecekti.

Lakin bizler her zaman ki hatamızı yapıp suçu bedenlerimize karakterlerimize devrederken egolarımızı açığa çıkardık; korkularımız,güvensizliğimiz ve kendimizi küçük görüşümüz hep Koşulsuz sevgimizin önüne set üstüne  set çekti. Sonunda içimizdeki Koşulsuz sevginin yerini artık ufak gibi görünen egolar almıştı…

İlahi yaratılıştaki saflığı ve ilk aşkının hissine perde çeken insan  kendine kazandırdığı

Olgularla hareket etmeye karar verir; güzel kokular,bakımlı saçlar,esprili kelimeler ;

utancından uzak bir tavırla,

İlk merhabasını verir karşı tarafa. Bu olgunlaşmak için atılması gereken adımlardı diye düşünürken

O zamanlarda şimdi anlaşıldı ki, biz yalnız maskelerimizle aşk aramaya çıkmışlardanmışız.

Halbuki bizlere bu keramet çocuksu yaşlarımızda nasip olmuşken bizler, elimizle ittiğimiz o günkülerdeki o sevgiyi  şimdi mumun sönmekteki ışığı ile arıyoruz…

Peki neyi yanlış yapmıştık,halbuki çok güzel görünüyorduk hatta ilk defa biri ile çıkıyor ve halk arasında buna artık en azından tecrübelisin denebilecek makama ulaşmışken neydi yanlış giden.

Aslında tek bir yanlışımız vardı tüm doğrularımızı alıp götüren de oydu.

Yeryüzünden semaya, Allah’tan gelen koşulsuz sevmeyi çocuk yaşta yüz çevirdiğimizde yeryüzünün nimetlerinden minnet eylememizden dolayıdır ki yakışıklılığımız, güzelliğimiz ve hatta çekiciliğimiz elimizdeyken  bir ömür ve sonrası saadetin kapısını bulamadık.

İşte böyle sevgili okuyucularım sevdik,sevildik ama koşulsuz sevginin kapısından geçemedik.

İnşAllah hepimiz o kapının varlığına inanır anahtarında aslında yüreğimizin çok güzel yerlerinde

Saklı olduğunu bilir ve yeri hatırlayıp buluruz…

Dilerim anahtarınız kapınızı hayırlara vesile olarak açar

Sevginin koşulsuzu ile bir ömür mutlu olursunuz….

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi