Kayıkçı Kavgasının Sonunda Anlaşma Çıktı

26 Kasım 2018 Pazartesi, 14:27
Kayıkçı Kavgasının Sonunda Anlaşma Çıktı

Kayıkçı Kavgasının Sonunda Anlaşma Çıktı

Sokaktaki vatandaştan tutun isimlerinin önünde bolca unvanlar bulunan profesörler, doçentler, siyasi iletişim uzmanları, doktorlar ve siyaset bilimciler ağız birliği etmişçesine yaşanan siyasi gelişmeler karşısında ‘ne yaparsın siyaset işte öyle bir şey’ cümlesini sıkça kullanır oldular.

Yani,

Yalan söylemek, halkı yanlış bilgilendirmek, dün söylediğini bugün inkâr etmek, seçim kazanabilmek için her türlü atraksiyona girmek, algı yöntemleriyle hedefler göstermek sanki siyasetin doğasında olması gereken kavramlarmış gibi doğallaştırıldı.

Ve maalesef siyasetin fikir geliştirmek, yönetime talip olarak projeler üretip halkının ve ülkenin refah seviyesini yükseltmek amacı taşıması gerektiği unutuldu ya da unutturuldu.

Hadi sokaktaki vatandaştan vazgeçtik diyelim, onlar öyle ya da böyle gönül verdikleri partilerin söylemlerine inanıyorlar ve oy tercihlerini ona göre kullanıyorlar. Peki ya isimlerinin önünde bolca unvanları olan şahsiyetlerin bu ikiyüzlü tavırlarını nasıl adlandırmalıyız?

Seçim kazanma psikolojisi ile siyasetçilerin içine düştüğü bu anlaşılmaz tavırlarına karşın ekranlarda boy gösterip halkı doğru bilgilendirmeleri gerekenlerin içine düştükleri acze ve de yanlışı savunma gayretlerinin elbet kamuoyunun vicdanında bir adı vardır…

Daha 30 gün önce Cumhur ittifakının devam edeceğini ancak 2019 Mart’ında kesinlikle ittifak yapmayacaklarını açıklayan AK Parti ve MHP’nin liderleri geçtiğimiz günlerde yerelde de ittifak yapma kararını aldılar.

Bu karar şaşırtıcı mı oldu?

Asla!.

Yerelde de ittifak kararının alınacağı her iki liderin de partimiz kendi adaylarıyla seçime gidecektir açıklamalarını yaptıkları gün alınmıştı. Bizler böyle bir ittifakı bekliyorduk sonuçta yanılmadık.

Bu bir aylık süreçteki kayıkçı kavgaları parti tabanını memnun ederken, her iki partide bu kavgalardan bir takım kazanımlar elde etti.

Peki, nedir bu kazanımlar?

  • Muhalefetin yerel seçim stratejilerinin nasıl şekilleneceğini anlamaya çalıştılar.
  • Muhalefet partilerinin ittifak arayışlarının sonuçlarını görmelerine yaradı.
  • Kazanamama ihtimali olan önemli anakent büyükşehir belediyelerini garanti altına almak zorunluluğunu gördüler.

 

ALGI YÖNETİMİNİN ÖNEMİ

Türkiye siyasetini yönlendiren iktidarlar uzun yıllardır siyasetlerini ‘Algı Yönetimi’ çerçevesinde şekillendirme çabası içerisindedir. 1990’lı yıllarda algı yönetimi stratejik iletişimin bir parçası olarak ve itibar yönetimi ile ilişkilendirilerek, ‘farkındalık yaratmak’ ve ‘seçilebilirliği arttırmak’ amacıyla geliştirilmiştir.

Algı yönetimi partilerin belirlemiş oldukları politikaların, stratejilerin, programların ve modellerin bireyler üzerinde nasıl bir algı yarattığının anlaşılması, yaratılan algının denetlenmesi, belirlenmiş hedefler doğrultusunda hedef kitlenin algılarının biçimlendirilmesi, yönlendirilmesi ve yaratılan algının sürdürülebilmesidir.

Ak Parti iktidarını 16 yıldır ayakta tutan ve onun liderini yenilmez yapan tek gerçek budur. AK Parti dersini hala büyük bir şevkle çalışırken muhalefet partilerinin 3-5 adım geriden gelmelerinin nedeni de derslerine iyi çalışmamış olmaları ve bu gerçeği kavrayamamış olmalarındandır.

Sonuç olarak AK Parti 2019 Mart’ında yapılacak Mahalli İdareler Seçiminde büyük bir olasılıkla ipi göğüsleyecektir. MHP istediğini alacaktır. Ana muhalefet partisi CHP ise umduğunu değil bulduğunu yemekle yetinecektir.

Bizlerde sokakta, kahvehanelerde, bol unvanlı şahsiyetlerde medya organlarında aynı nakaratı tekrarlayarak, “N’parsın siyaset işte öyle bir şey!” söylemini sürdürmeye devam edeceğiz.

Kayıkçı Kavgasının Sonunda Anlaşma Çıktı

Kayıkçı Kavgasının Sonunda Anlaşma Çıktı

 

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi