“Kaset Komplosu”na 38 tutuklama

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın kaset komplosu ile Genel Başkanlık görevinden istifa etmesine neden olan kaset olayı, Ergenekon, Balyoz, Kumpas gibi davaların bir benzeri. Aradan geçen 6 yıl Baykal’ın üzerine atılan suçun komplo olduğunu ortaya çıkardı. Olayla ilgili 47 şüpheliden 38 tutuklanarak cezaevine gönderildi.

23 Ağustos 2016 Salı, 13:44
CHP GENEL BASKANI DENIZ BAYKAL PARTI MERKEZINDE BASIN TOPLANTISI DUZENLEDI. (ANADOLU AJANSI - GURSEL ESER) (20090723)

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın “Kaset Komplosu”ndan sonra yaptığı açıklamalarda, “Bu bir kaset olayı değildir, bir komplodur. Komplo, hukuk dışı, ahlak dışı bir tertip demektir. Bir komplo yaparken bazen haneye tecavüz edersiniz. Duvarlara, eşyalara gizli kameralar yerleştirirsiniz. Gizli çekimlerle insanların en korunaksız görüntülerini alırsınız, kesersiniz, biçersiniz, aktarırsınız, montaj yaparsınız çarpıtırsınız. Böyle yaparken de dünyanın her yerinde bütün dinlerin, bütün rejimlerin, bütün ahlak anlayışlarının güvencesi altında olan insanoğlunun mahremiyetine tecavüz edersiniz. Ağır haya ve utanç bunu yapanlar için anlamını kaybeder. İnsanların şerefleri onların umurlarında değildir. Önümüzdeki komployu gerçekleştirenler, bunu sapık oldukları için ya da ticari kazanç sağlamak için veya şantaj yapmak için düzenlememişler, siyaset yapmak için düzenlemişlerdir. Ahlaklarına, vicdanlarına uygun bir siyaset” demesine rağmen, dönemin iktidarı seçim meydanlarında bunu malzeme olarak kullanmaktan çekinmedi.

1215559_620x410

Baykal, kasetin komplo olduğunu çoğu yerde gündeme getirmesine rağmen, yaptığı açıklamalar Genel Başkanlık görevini bırakmasına neden oldu. Baykal, yaptığı açıklamalarında iktidarı da suçlayarak o dönemde yaptığı bir başka açıklamada, “Muhalefet liderine yönelik bu kadar kaba kanunsuzluk, bu kadar kaba ahlaksızlık, bugünlerin ortamında iktidarın bilgisi ve onayı olmadan gerçekleştirilemez, piyasaya sürülemez. Komployu ayıplar gibi yapanlar aslında bizzat ayıbı işleyenlerdir” sözlerini de kullanmıştı.

Baykal yine o dönemde hedefin kendisi olmadığını, asıl hedefin CHP olduğunu da belirterek, “Bu komplonun hedefi sadece ben değilim, aynı zamanda CHP’dir. CHP de bu kirli tezgahlar karşısında yolunu seçmek zorundadır. Meskene tecavüz ve ileri teknoloji kullanımı yoluyla tezgahlanan, bu komplonun iktidar gücü ve olanakları seferber edilmeden, bir muhalefet partisi genel başkanına karşı bu kadar fütursuzca icra edilebilmesi mümkün değildir. Ana muhalefet liderinin hukukuna, ahlakına tecavüz eden, bu kadar kaba bir komplo tezgahının iktidar zirvesinin bilgisi ve onayı olmadan son iki hafta içinde hazırlanıp piyasaya sürülmesi söz konusu bile olamaz” şeklinde konuşmuş, bu açıklamasında da iktidarı hedef almıştı.

deniz-baykal

Aradan 6 yılı aşkın bir zaman geçti. Baykal yine o dönemde Pensilvanya’dan yapılan açıklamayı samimi bulduğunu açıklasa da, Kaset Komplosu’nun da arkasından FETÖ çıktı. Kaset soruşturması bunca yıl sonra bir sonuca doğru gidiyor. Tam 38 kişi tutuklandı. Kaset kumpasını koordine eden ismin, FETÖ’nün ’emniyet imamı’ olduğu deşifre olduktan sonra yurtdışına kaçan ‘Kozanlı Ömer’ lakaplı Osman Hilmi Özdil olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan 47 kişinin arasında eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ömer Altıparmak da bulunuyor.

Deniz Baykal, kaset komplosuna ilişkin kısa bir değerlendirmede bulundu.

Baykal, “Benim bir bilgim yok, benim bilgim dışında gelişen bir tablo bu. Ne ifade eder, ne ortaya koyar doğrusu bilemiyorum. İlgiyle izliyoruz. Bekleyeceğiz, göreceğiz yani. Daha önce de benzer açıklamalar yapılmıştı, tutuklamalar, gözaltılar olmuştu. Oradan bir şey çıkmadı, bundan bir şey çıkar mı, inşallah çıkar. Çıkmasını diliyorum ama şimdiden bir şey söyleyemem” diye konuştu.

55ea45c3f018fbb8f8754476

Deniz Baykal, 2010 yılında kaset komplosunun ardından CHP Genel Başkanlığı koltuğunu bırakmış, yapılan kongrede Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkan seçilmişti.

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi