25 Ağustos 2016 Perşembe, 19:19
Fatma Nasuhoğlu
Fatma Nasuhoğlu newcoach.fnas@gmail.com Tüm Yazılar

Kalıcı değişimlere gerçekten hazır mıyız?

Bir çoğumuz öyle şeyler yaşarız ki doğal olarak bu olaylar hayatımızda ciddi hasarlar yaratır. Bunlarla yüzleşmek, bağışlamak ve bunları değiştirmek istediğinizde sanki kendi kendinize ihanet etmiş gibi hissedebilirsiniz. Çünkü bu olaylar olduğu zaman,insanların size yaptıklarını hayatınız boyunca unutmayacağınıza dair yemin etmiş olabilirsiniz. Bunları ruhumuzun derinliklerinde taşımakla hayattan ve insanlardan intikam almak çok daha kolay oluyor. Böylece yaşanan olayların size verdiği hasarları ve acıyı böylelikle bastırabilir, hatta daha da ileri giderek bu duyguları öldürmeye de çalışabilirsiniz. Mesela ‘Kesin kararlıyım artık hiç bir şey hissetmek istemiyorum’  gibi… Tabi bunu yaparken kendinize ne kadar zarar verdiğinizi düşünmezsiniz.

Neden yaşamak istediğimizden farklı yaşıyoruz? İnsanları farklı davranmaya iten, çevre mi yoksa ailevi tutumlar mıdır?

Odaklandığınız her neyse,  beş sene ya da on sene önce olmuş bir olaya odaklandığınızda vücudunuzdaki sinir sistemleri o anki durumu tekrar yaşıyormuşsunuz gibi tepki verir. Bunu geleceği düşünerek de yapabilirsiniz! Eğer geleceğinizin olumsuz olaylarla dolu, kötü bir gelecek olduğunu düşünürseniz, enerjiniz o yöne doğru akacaktır. Duygularımız, yaşantımızın verdiği enerji gibidir. Duygularınız sizin kaliteli ya da kalitesiz bir yaşam sürmenize sebep olur.

Kararlarınız, sonucu düşündüğünüz gibi yürümediğinde o zaman bu kader midir? Herkes özgür iradeye ve karar verme hakkına sahiptir. Özgür irademize göre karar vererek davranışlarımızı değiştirebiliriz. Kendi içimizdeki iç savaşı değiştirme kararı alabiliriz, geçmişimizi suçlayarak bu durumun içinde kalmak zorunda değiliz!!!

Yaşam kalitemizi ileriye götürmek istiyorsak, SÜREKLİ neye odaklandığımıza yüklediğimiz anlamlara ve gösterdiğimiz eylemlere dikkat etmeliyiz. Yani yaşam kalitesi önce olumlu düşünme ile başlar.  Düşünce bazında canlandırmayı tam olarak gerçekleştirmek istediğiniz davranış, görünüş, eylem üzerine yapmalısınız. Bunun için ortalama 3 haftalık bir sürece ihtiyacınız var. Ortalama 3 hafta düşünceyi kontrol edebilirseniz,  3 haftanın sonunda otomatiğe bağlanacaktır. Gün içinde zihinsel canlandırmayı ne kadar sıklıkla yaparsak, düşüncemizin gerçekleşme şansını da arttırmış oluruz.  Hangi konularda canlandırma yapabiliriz diye sorabilirsiniz? Aslında her konuda canlandırma yapılabilir. Önemli olan yaptığınız canlandırmanın sizi mutlu bir sonuca ulaştırmasıdır.

Bir örneği birlikte canlandıralım. Zayıf ve fit olduğunuzu düşünmeye çalışın.  Aklınıza şişman görüntünüz geldiğinde bu görüntünün üzerine  yumurta atın ya da bu görüntüyü hızlı bir şekilde zihninizden silin. İstemediğiniz görüntü uzaklaşınca hemen sağlıklı ve fit bir bedene sahip olduğunuzu düşünebilirsiniz. Rahatlıkla eğilebildiğiniz ya da ayakkabı bağcıklarınızı bağlayabildiğinizi hissetmenize yardımcı olacaktır.

Beynimizdeki düşünceleri değiştirmeye başlamadan önce otomatikteki davranışlarınızı azaltarak, kendinize daha fazla farkındalık alanı açın. Daha sonra düşüncelerinizi değiştirmeye çalışın. Biraz otomatiklikten çıkma, yaşam alanınızı genişletecektir.

Şimdi herkes hayatındaki otomatik davranışları düşünsün!!! Her gün işe aynı yoldan gitmek, aynı tarz kıyafetler giymek, hep aynı şampuanı kullanmak, gün içinde işleri yapar ama nasıl yaptığınızı mı hatırlamıyorsunuz?  v.s…

Soruyorum, hayatınızın yüzde kaçı otomatikte? Cevapları  duyar gibiyim %80, %90 gibi… Yapabiliyorsanız sürekli otomatiğe bağlanmış bir hayat yaratmayın kendinize. Bu hayat öyle güzelliklerle dolu ki, otomatiğe bağlayıp da yaşarsanız, güzelliklerin büyük bir kısmını kaçırabilirsiniz. Örneğin denizin kokusunu, martıların  balık yakalamak için süzülüşünü, yaban ördeklerinin suya uzun süreli dalışını… unutursunuz. Her gün aynı şeyleri yapmaktan gece gördüğünüz rüyaları fark edemezsiniz. Rüyalarda otomatiğe bağlanır ve rüyalardaki güzellikleri, gizemleri ve mucizeleri de kaçırmış olursunuz.  Otomatiklikten çıkmak için ufak ufak bazı alışkanlıklarımızdan kurtulmaya ne dersiniz?

  • Giysi dolabınızda kendinize yenilenmek için yer açın, ama içine hep aynı tarz kıyafet doldurmayın.

    01

  • Hep aynı dükkanlardan alış- veriş yapmayın.

    02

  • Yemeklerinizi hep aynı yerde yemeyin.

    03

  • Her akşam aynı koltuğa ya da kanepeye oturmayın.Aynı dizileri seyretmeyin.

    04

  • Şişmanlık yerine sağlıklı yaşamdaki farklılıkları bulmaya çalışın.

    05

  • Başkasında beğendiğiniz ama bir türlü takmaya cesaret edemediğiniz aksesuarları deneyin.

    06

  • Söylemeyi ya da yapmayı cesaret edemediğiniz fikirlerinizi gündeme getiriniz.

    07

Yazdıklarıma ek olarak yeni ne gibi değişiklikler yapabilirsiniz bunları bulun ve değiştirin.

Yeniliğin alışkanlık haline dönüşmesi için en az 3 haftalık bir sürece ihtiyacımız olduğunu unutmayın.

Eveeeeeet, tüm bunlar beyninizdeki otomatikliği kaldırdığı için kendinizi çok rahat hissedip, yönlendireceksiniz. Beyniniz yaptığınız değişikliklerle oyalanırken, otomatiğe bağlanamaz. İşte tam bu noktada siz de yapmak istediklerinize çok daha kolay yoğunlaşabilirsiniz.

Amaç sadece tek başına değişiklik yapmak değildir. Bu değişiklikleri yaparken gerçekten düşünmek istediğiniz konuya yoğunlaşmaktır.  Doğru bir motivasyonla, düşüncelerimizi hayatımızın akışına göre yönlendirmiş oluruz.

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi