Son Dakika
17 Şubat 2019 Pazar

İTİRAZA İTİRAZIMIZ VAR!

14 Ocak 2019 Pazartesi, 15:15
image_pdfimage_print

Manavgat Belediye Başkanı Sayın Şükrü Sözen geçtiğimiz hafta Cumartesi günü basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Sözen son günlerde sıkça eleştirilen Sorgun Çamlığı, Atatürk-Fevzipaşa Caddeleri’nde gerçekleştirilen revize çalışmaları, Türkbeleni ve Çekek yerleri ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Ancak bu açıklamalar Manavgat halkını tatmin etmedi. Manavgat halkının çoğunluğu Sözen’in açıklamalarını samimi bulmadı.  Bunu nereden mi biliyoruz? Sözen’in açıklamalarına alkış tutanların, kapalı kapılar ardında yaptıkları yorumlardan biliyoruz.

Bu çekingenliğin ve korkunun sosyal bir yara olduğunu, insanların düşüncelerini özgürce dile getirmesinin ve yazmasının zorluğunu tahmin edebiliyor ve de anlayışla karşılıyoruz. Bundan dolayıdır ki, Sayın Sözen’in itirazına itirazımız var.

BİRİLERİNİN KRAL ÇIPLAK DEMESİ GEREKİR!

Ancak herkes susarsa Manavgat’ı nasıl aydınlığa çıkarabiliriz ki? Birilerinin kral çıplak demesi gerekmez mi?  Yoksa birileri Manavgat’ta demokrasi istemiyor mu? Bizlere huzur içinde yaşamak istiyorsanız hiçbir şeye karışmayın, aldırmayın dayatması mı yapılmak isteniyor?

SESSİZ ÇOĞUNLUĞUN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Biz gazeteciler susarsak, sen susarsan, onlar susarsa sorarız size Manavgat nasıl düzlüğe çıkacak? Biz susmayacağız! Mesleki sorumluluğumuzun gereğini yerine getireceğiz. Sabırla, inatla susmayı tercih eden sessiz çoğunluğun sesi olmaya devam edeceğiz.  Bu irademizle de kamuoyunu doğru bilgilendirme mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki Sayın Sözen o basın toplantısında açıkça gazetemizi hedef almıştır. Hiçbir medya kuruluşunun yazamadığı haber ve yorumlarımıza eleştirel göndermeler yapmış ve aba altından sopa göstermekten çekinmemiştir.

ORTAK AKIL OLUŞMAMASININ SUÇLUSU KİM?

Ortak akılda buluşmak, üretmek, ortak değerlerimizi korumak adına kentin dinamikleriyle bütünleşmek elbette bir kentin gelişimi için çok önemlidir. İnsanlık ortak anlayış için kendine ortak bir değer oluşturmuştur ve bunu ortak anlayış olarak kabul etmiştir. Herkesin ortak olarak inandığı bir yalan, yalan olarak algılanmaz. Dolayısıyla bir şeyin herkes tarafından ortak görüş olarak kabul edilmesi, o şeyin gerçek ve doğru olduğunu kanıtlamaz. İki dönemdir yerel iktidarın gücü olarak sizler, ortak bir anlayışın temelini atamamakla bu yalana ortak olmuyor musunuz Sayın Sözen? Bardağın sadece lehte olan dolu tarafı gösterilirse, boş olan tarafı yok sayılırsa, vatandaştan gizlenirse birlik-beraberlik ülküsünden nasıl bahsedilebilir?

TOPLUM DOĞRU VE ZAMANINDA BİLGİLENDİRİLMELİDİR…

Sayın Sözen’in, “Toplum doğru bilgilendirilmelidir.”Söylemine cani yürekten katılıyoruz, ama toplumun doğru ve zamanında bilgilendirilmesi şartıyla. Manavgat halkının Sorgun Çamlığı ile getirdiği eleştirilerin ana fikri budur. Toplum zamanında bilgilendirilseydi belki bu konuları bugün tartışmıyor olacaktık. Manavgat halkının dinamikleri hassasiyet gösterir ve yasalar dışına çıkmadan yapacağı eylemlerle sesini Türkiye’ye duyururdu. Bundan zerre kadar kuşkumuz yok. Manavgat halkı bu deneyime sahip olduğunu bizlere çokça göstermiştir. Bundan dolayıdır ki İyi Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal ile birlikte alanda yapılan açıklamalara halk itibar etmemiş ve bu siyasi şova karnımız tok mesajını vermiştir.

TANIM VE UYGULAMA ÇOK FARKLI

O yüzdende Sayın Sözen, “ Vatandaş, söyleyebilen, konuşabilen, hakkını arayabilendir. Burada bu karar yanlış diyebilendir” tanımınız, siyasi bir söylem olmaktan öte bir anlam taşımamaktadır. Hasbelkader, ‘ bu karar yanlış’ diyebilen vatandaşların, kurumunuz çalışanları tarafından nasıl baskılandığını, yaşanılan mağduriyetleri çok fazla anlatmaya sanırız gerek yok!.. Bunu tüm Manavgat halkı bilirken, sizin bilmemeniz düşünülemez.

NEZAKETİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

Siyasette konuşulurken seçilen sözcükler, dil ve nezaket elbette çok önemlidir, birleştiricidir. Fakat aynı zamanda siyasette duruş göstermekte çok önemlidir. Siyaset kitlelere yönelik yapılır. Hele o kişi bir siyasi partinin mensubu ise. Gereksiz nezaket hamleleri, siyasi parti kimliği belli bir siyasetçinin duruşunun da sorgulanmasına neden olur.Türkbeleni Projesi’nin temel atma törenine protokol gereği, nezaketen katıldığınızı söylüyorsunuz.  Ancak aynı nezaketi, CHP ilçe örgütünün Türkbeleni Projesi’ni protesto etkinliğinde göstermiyorsunuz ya da gösteremiyorsunuz. Manavgat Belediyesi’nin sorumluluk alanında kalması için yıllardır mücadele verdiğiniz, yoğun mesai harcadığınız Türkbeleni’nin elimizden kayıp gitmesinden sonra o temel atma törenine siz değil de ‘nezaketen’ yetkilendirdiğiniz bir ismi gönderseydiniz gerçekten bir duruş göstermiş olmaz mıydınız?  Suyun öteki yakasındaki görünenleri değil de görünmeyenleri dile getirdiğimiz için vicdansızca eleştirilere maruz kalındığı cümlesinin arkasına sığınarak bizlerin vicdanlarını yargılıyorsunuz. Üzülerek söylüyoruz ki, oturduğunuz o koltuk size eleştiri hakkını verebilir ama vicdanlarımızı yargılama hakkını asla vermez!

PROJEYİ ESNAF İSTEDİ YALANI

Manavgat’ın kanayan yarası olmaya devam eden Atatürk ve Fevzipaşa Caddeleri’nde esnafın yaşadığı sıkıntıları dile getirdiğimiz için yine tu kaka ilan edildik. Sayın Sözen, projenin esnafın isteği doğrultusunda hayata geçirildiği tezini inatla savunuyor. Ancak projenin yanlışlığıyla ilgili 218 esnafın verdiği dilekçeden hiç bahsetmiyor. 218 ıslak imzalı dilekçe belediyenin yazı işlerince ‘sakıncalı’ görülerek işleme dahi alınmıyor. Esnafta çaresiz o dönemki adıyla BİMER’e şikâyet ediyor. Manavgat Belediyesi ’de 218 şikâyetçinin her birine ayrı ayrı cevap vermek zorunda kalıyor. Geçmişte şikâyetlerini ciddiye almadığınız esnafın isteği doğrultusunda park yerlerinin adedini çoğalttığınızı beyan ediyorsunuz. Bu israf ve zaman kaybını dile getirdiğimiz için şayet biz suçlanıyorsak, evet suçumuzu kabul ediyoruz. Atatürk ve Fevzipaşa esnafının çıkarı için bu suçlamayı, göğsümüze takılmış bir nişan olarak kabul ediyoruz.

SÖZÜN BİTTİĞİ YER

Sayın Sözen içinden gelen sesin dudaklarında kelimelere dönüşmesiyle bir itirafta bulunuyor. Bu aslında sözün bittiği yerdir. Çaresizliğin ve zavallılığın bir ifadesidir. Sözen diyor ki;“Bildiğim kadarıyla Büyükşehir Belediyesi’nin Sorgun Çamlığı ile ilgili Koruma Amaçlı Planı var. Manavgat Belediyesi olarak maalesef biz böyle bir çalışma yapamadık.”

Şimdi, iki dönemdir oturduğunuz o koltukta neden böyle bir çalışma içerisine girmediğinizi sormayalım mı, sorgulamayalım mı?

Manavgat halkının hassasiyet gösterdiği Sorgun Çamlık Alanı’nda koruma amaçlı bir plan yapamamanızı itiraf etme nedeniniz, ilerde gelebilecek yeni tahsislerin habercisi olabilir mi Sayın Sözen?

Yine sorumluluğu üzerinizden atmak için yoksa şimdiden bunun altyapısını mı hazırlıyorsunuz?

“O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan, buda mı yalan?..”

Biz soralım, siz cevap verin! Böylelikle Manavgat halkı da bilgilenmiş olur…

Bu itirafınızdan sonra takdir artık, Manavgat halkınındır.

 

 

TÜRKBELENİ SORUYOR

1-Manavgat Belediyesi, Sorgun ile ilgili planlama yapmış ve bu plan Bakanlıkça onaylanıp, tahsis alan firmanın alanda ağaç kesmesine olanak sağlamış mıdır? Hazırlanan planda ağaç kesimi öngörülmedi mi?

2-Türkbeleni alanında CHP Manavgat örgütleri basın açıklaması ve protestolar gerçekleştirirken, Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, neden partililere destek vermemiştir, neden sahaya inip, ilçe genelinde kamuoyu oluşturmamıştır?

3-Manavgat Belediye Başkanının ilçesinde hayata geçirilecek olan çok önemli bir projeden nasıl habersiz olur?

4-Her ay düzenli olarak gerçekleşen ve katıldığınızı düşündüğümüz Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısında Türkbeleni projesi hiç gündeme gelmedi mi?

5-Manavgat Belediyesi, 2 dönemi kapsayan 10 yıllık sürede Sorgun çamlığı ile ilgili neden bir koruma amaçlı plan gerçekleştirmedi?

 

You must be logged in to post a comment Login

Messenger icon
'Messenger' Uygulamanız aracılığıyla bize mesaj gönderin