29 Kasım 2016 Salı, 11:39
Zümrüt Yılmaz
Zümrüt Yılmaz zumrutyilmaz@turkbeleni.com Tüm Yazılar

Halep’te insanlık ölüyor

Havadaki uçakların ardı sıra koşuyordu çocuk, uçağı yakalayabilme umuduyla… Kardeşleri ve arkadaşlarıyla yarışıyordu. Çocukluğunu yaşıyordu…Uçaktan bir varil bombası atıldığını gördüğü an unuttu çocukluğunu…

Sarı renkte her yere dağıldı duman, diyor öksürerek.Hemşire soruyor:”Başka kim vardı yanında?” Arkadaşlarım,kardeşlerim vardı ama onlara ne oldu, nereye kaçtılar bilmiyorum,diyor ağlamaktan fırsat buldukça.

”Ölecek miyim teyze, ölecek miyim?”

Halep’te insanlık ölüyor…

Her yeri saran uçaklar genç yaşlı,kadın erkek,çoluk çocuk demeden tozu dumana katıyor.An yok ki çığlıklar yükselmesin…Sanki yemin edilmiş taş taş üstünde kalmasın,tek bir canlı dahi o topraklarda nefes almasın diye…Bir tarafta kan ve savaş ölümü çağırıyor diğer tarafta hastane koridorlarında hayata tutunabilsin diye ölümün kıyısındakiler,yeterli olmayan ilaçlarla yaşatılmaya çalışılıyor.

Suriyeli bir anne bir yanı olmayan oğluna, ölümün sıcaklığı tüm bedenini sarmış olmasına rağmen son nefesini imanıyla verebilmesi için yalvarıyor.

”Şehadeti söyle yavrum, şehadeti  söyle canım. La ilahe illallah… Benimle birlikte tekrar et ömrüm…La ilahe illallah de annem.Ey Allah’ım senin hükmüne itirazımız yoktur.Allah’ım razı olana dek sana hamd olsun.Sen razı olduktan sonra da sana hamd olsun.Selamete eresin yavrum…”

Acının tarifi sonsuz…Bir anne için zamanın durduğu,sözün bittiği yer… Evladı için çaresiz,kendi ve geride kalanlar içinse ümitsiz bir bekleyiş… Halep cehennemi için hüküm veren,arşa yükselen yakarışları duymaz mı,bunun hesabından korkmaz mı?

Şimdi ölüm, tüm çıplaklığıyla bekliyor sokaklarda…Artık son hastane de yok.Zulmün sesi öylesine büyük ki mazlumun yakarışları çıkmazda.

Son çare sosyal medyadan bağırıyor 7 yaşındaki Bana Alabed. ”Artık bir evimiz yok,dünden beri uyumadım.Yaralandım ve açım.Ölmek istemiyorum,biri beni kurtarsın.” diye bağırıyor. 158 bin takipçisi bir tıkla kurtarırım sanıyor ama yok! Bombalar atılmaya Bana ve annesi Fatima çaresiz kaçmaya devam ediyor.

”Şimdi ağır bombardıman altındayız.Yaşamla ölümün arasındayız.Bizim için dua etmeye devam edin.” Bana Alabed

Fatima yazıyor son tweet’inde ”Hayatlarımız için savaşıyoruz.”

Bu dünyaya gelmek ve bu dünyada yaşamak bizler kadar ona da hakken, O hayatı için savaş vermek zorunda!

Sahi onca insanın hayatını elinden almak kime haktı bu kadar? Hakkı olanı almıyorsa niçin susuyor dünya? Bir zulmü engelleyemiyorsanız,en azından onu herkese duyurun,demiş Ali Şeriati.

Duyun,duyurun!

Ey Dünya, duy sesimizi! Sen ne zaman bu kadar kör,sağır ve dilsiz oldun! Suriye’de  kıyıya vurdu insanlık, Halep’te ölümün en acı şekliyle öldü çocuklar!

Susma,susturma,sus durma artık!

Bir baba göz yaşlarına boğulmuş, kanlar içindeki oğlunun başında haykırıyor.”Ey kafir! Ey kafirin oğlu, benim küçük oğlum bu şekilde öldürülmeyi hak edecek ne yaptı?”

Savaş söz konusu olduğunda yaşananlar hep aynı! Birilerinin iktidar hırsı uğruna can veriyor nice masum canlar…

Kaybedecek bir şeyi kalmayanlar  sevdiklerini toprağa verdikçe intikam yemini ediyor.Aynı topraklarda yaşayıp bir birlerini öldürmeye karşı olsalar da artık kaybedecek bir şeyleri yok! Ya ölecekler ya da öldürecekler!

Onca yıkımın,savaşın,açlığın olduğu bir ülkede 2 milyonun üzerinde insan canından  ve diğer bir yarısı da vatanından olmuşken geride kime karşı kazanılacak bir zafer kaldı,anlayabilen  var mı?

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi