Son Dakika
17 Şubat 2019 Pazar

‘Gönül belediyeciliği’

04 Şubat 2019 Pazartesi, 17:59
image_pdfimage_print


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Spor Salonu’nda düzenlediği toplantı ile yerel seçimlerle ilgili 11 maddeden oluşan manifestosunu açıkladı. Manifestosunda ve konuşmasında ‘Gönül Belediyeciliği’ mesajı veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşüm, çevreye saygı, yatay şehirleşme, benzersiz şehirler, tasarruf ve şeffaflık ile sosyal belediyecilik hususlarında önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda 11 maddeden oluşan manifestonun içeriğini de tek tek açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler öncesinde Türkiye’nin geleceğini açısından büyük önem taşıyan manifestosunu açıkladı. 11 maddeden oluşan manifestoda şehirler ile ilgili önemli kriterler yer alırken, belediyecilikle ilgili yol haritası da çiziliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da Ankara Spor Salonu’nda düzenlediği toplantı ile yerel seçimlerle ilgili manifestosunu açıkladı. AK Parti’nin 11 maddeden oluşan seçim manifestosu, ‘Şehir planları’, ‘Altyapı ve Ulaşım’, ‘Kentsel Dönüşüm’, ‘Benzersiz Şehirler’, ‘Akıllı Şehirler’, ‘Çevreye Saygılı Şehirler’, ‘Sosyal Belediyecilik’, ‘Yatay Şehirleşme’, ‘Halkla Birlikte Yönetim’, ‘Tasarruf ve Şeffaflık’, ‘Değer Üreten Şehirler’ maddelerinden oluştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 maddeden oluşan manifestonun içeriğini de tek tek açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tüm belediye başkan adaylarının ve meclis üyesi adaylarının da katıldığı toplantıda manifestonun içeriğini bizzat kendisi açıkladı. 11 maddesinin içeriği şu şekilde:

1 – Şehir Planları: Uzun vadeli ihtiyaçları gözeten ve hakkaniyete uygun yöntemler takip edeceğiz. İstismara açık parsel bazlı plan değişikliklerine kesinlikle geçit vermeyeceğiz. Şehir planlarını ve imar uygulamalarını şeffaf bir şekilde hazırlayacağız. Zorunlu hallerde yapılması gereken plan değişiklikleriyle ilgili süreçleri de aynı şekilde halkın gözetiminde yürüteceğiz. Yapılan çalışmalar konusunda ilgili tüm kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin fikirlerine başvuracak, kararları demokratik katılım süreçlerini işleterek, en geniş uzlaşmayla alacağız. Milletimizin hayat kalitesini artırmayan hiçbir işe vakit ve kaynak ayırmayacağız. Potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirerek, şehirlerimizi çekim merkezi haline getirecek projelere öncelik vereceğiz. 

2 – Altyapı: Ulaşım konusu çözülmeden şehirlerimizi gerçek anlamda şehir haline getirmiş olamayacağımıza inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde, içme suyu, yağmur suyu, kanalizasyon, doğalgaz, enerji ve iletişim hatları gibi temel altyapı sorunları tamamen çözülmemiş hiçbir şehrimizi bırakmayacağız. AK Partili olmayan belediyelerde de altyapı eksiklerinin tamamlanması çalışmalarını yakından takip edeceğiz. Toplu taşıma projelerini hızlandırıp yaygınlaştırarak, şehirlerde yaşayan insanlarımızı trafikte boğulmaktan kurtaracağız. Otopark meselesini, hem şehir planlarında, hem de imar uygulamalarında asli öncelik haline getireceğiz. Böylece sokaklarımızdaki araç istilasına son verip, kaldırımlarımızı sadece yayaların hizmetine sunacağız.

3 – Kentsel Dönüşüm Projeleri: Şehirlerimizi hem deprem riskinden, hem de çarpık yapılaşmadan kurtarmaya dönük olarak geliştireceğiz. Bugüne kadar elde ettiğimiz tecrübelerin ışığında, bina bazlı kentsel dönüşümden ziyade alan bazlı kentsel dönüşümü teşvik edeceğiz. Tek tip kentsel dönüşüm uygulamaları yerine, bölgenin ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gözeten çözümler üreteceğiz. Fiziki dönüşümü kültürel, ekonomik ve sosyal dönüşümle birlikte tasarlayarak, yepyeni bir şehircilik hamlesi başlatacağız.


4 –  Benzersiz Şehirler: Hedefimiz doğrultusunda, her şehrin kendi coğrafyasına, iklimine, tabiatına, tarih ve insan dokusuna, büyüme alanlarına uygun gelişme modelleri hazırlayacağız. Planları, altyapı ve üstyapı projelerini, şehirlerimizin asli karakterlerini güçlendirecek şekilde tasarlayacak, koruyarak, yaşatmayı esas alacağız. Her birinin kendi hikayesi olan şehirlerimizin siluetini bozan, estetik değeri olmayan, kültür varlığımıza katkıda bulunmayan projelere kesinlikle izin vermeyeceğiz. Tarihi yapıları ve mekanları şehrin günlük hayatının ayrılmaz parçaları haline getirerek gelecek nesillere miras bırakacağız. Şehirlerimizin, kadınlardan çocuklara, gençlerden yaşlılara, engellilerden sporculara kadar herkese dokunacak mekanlarla donatılmasını sağlayacağız.

5 –  Akıllı Şehirler: Şehircilikte yeni ufuklar açacağız. Belediye hizmetlerine erişimden, ulaşımın, enerjinin, binaların ve cihazların yönetimine kadar insanlarımızın günlük hayatını kolaylaştıracak tüm akıllı şehir uygulamalarını destekleyeceğiz. Teknolojinin imkanlarını, özellikle de yerli çözümleri teşvik ederek, şehirlerimizin emrine sunacağız. Mobil teknolojilerin böylesine geliştiği bir dönemde, Türkiye’yi bu büyük yarışta geri bırakmayacağız.

6 –  Çevreye Saygılı Şehirler:  Rabbimizin bize emanet ettiği tabiat içinde, canlı veya cansız tüm varlıklarla birlikte uyum içinde bir hayat sürdürebilmemizi sağlayacağız. Halkımızın ailesiyle huzur içinde vakit geçirebileceği, dinlenebileceği, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılabileceği Millet Bahçelerini her şehrimize yaygınlaştıracağız. Tabiat kaynaklarının sonsuz olmadığının bilinciyle, şehirlerimizi yeşil alanlarıyla güzelleştirirken, kitlesel tüketimden kaynaklanan atıkların da çevreyi kirletmesine engel olacağız. Katı atıktan kanalizasyona, hava ve gürültü kirliliğine kadar, çevreye zarar veren tüm unsurların olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik yatırımları her şehrimize yaygınlaştıracağız. 

7 – Sosyal Belediyecilik: Tüm mağdur ve mazlumlarla birlikte ailelerimize, çocuklarımıza, gençlerimize, kadınlarımıza, yaşlılarımıza ve engellilerimize hizmet verecek şekilde genişleteceğiz. Erişilemeyen, yardım eli uzatılmayan, hizmet götürülmeyen hiçbir kesim bırakmayacak, kimsesizlerin kimsesi olacağız. Özellikle toplumun temeli olarak gördüğümüz aile kurumunu güçlendirecek çalışmaları önceliklerimizin başına alacağız. İnsana hizmet üreten belediyecilik yapacak, şehirleri imar ederken nesilleri ihmal etmeyeceğiz.

Aile Danışma ve Yaşam Merkezleri, Kadın ve Gençlik Merkezleri, Spor Merkezleri, Kültür ve Sanat Merkezleri, Engelli ve Yaşlı Merkezleri gibi hizmetleri en küçük yerleşim birimlerine kadar götürmeye devam edeceğiz.

8 –  Yatay Şehirleşme: Yeni dönemdeki şehircilik vizyonumuzun merkezinde yer alacaktır. Gönüllerimize hitap eden mekânlar bütünü olan şehirlerimizi, toprakla daha çok buluşan, mahalle kültürünü yaşatan, komşuluk ilişkilerini canlı tutan yatay mimari anlayışıyla geliştireceğiz. 

9 – Halkla Birlikte Yönetim: Belediye faaliyetleriyle ilgili kararlara, şehir sakinlerinin, özellikle de muhtarların ve sivil toplum kuruluşlarının en üst seviyede katılımını temin edeceğiz. Bilhassa, insanların hayatlarını doğrudan ilgilendirecek büyük projelerde, bu istişare yöntemini mutlaka kullanacağız.

Belediyemizden hizmet alan vatandaşlarımız için bir “Şehirli Hakları” bildirgesi hazırlayacağız. Belediye sınırları içinde yaşayan herkesin katılımıyla toplanacak Şehir Meclislerinde, önemli kararları ortak akıl ile alacağız. Belediye Meclisi toplantılarının ve belediye ihalelerinin canlı yayın dâhil, herkese açık şekilde yapılması için tüm imkânların kullanılmasını sağlayacağız. 

10 – Tasarruf ve Şeffaflık: Yeni dönemde belediyelerimizde çok daha önemli bir yönetim ilkesi haline gelecektir. Hangi kaynaktan gelirse gelsin belediye bütçesine giren her kuruşta yetiminden gazisine, işçisinden yaşlısına herkesin hakkı olduğunu aklımızdan asla çıkarmayacağız. Yatırımları ve hizmetleri yaparken kullanılan kaynağın gerekliliğini, verimliliğini, önceliğini, kalitesini titiz bir şekilde değerlendirecek, sonra adımları atacağız.  Belediyelerimizde hakka, adalete, maşeri vicdana, hukuka aykırı davranan hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız.

11 – Değer Üreten Şehirler:  AK Parti belediyeciliğini bir üst aşamaya taşıyoruz. Bugün şehirlerimizde yaşayan insanların talepleri, bundan çeyrek asır, yarım asır öncesine göre çok değişti. Eskiden ihtiyaçlar, başını sokacak bir çatı, musluğundan akacak su, ampulünü yakacak elektrik, evine ulaşacak yol gibi temel hizmetlerle sınırlıydı. Bugün ise şehirlerdeki insanlarımızın temel beklentilerini her alanda hayat kalitesinin yükseltilmesi olarak özetleyebiliriz. Bunun için şehirlerimizi gayrimenkul odaklı zenginleşme aracı olmaktan çıkartıp, insanın kültürel ve ekonomik üretkenliğinden kaynaklanan katma değerle güçlenen mekânlar haline getireceğiz. Bir başka ifadeyle şehirlerimizin gayrimenkul rantıyla değil, geleceğe medeniyet mirasımız olarak bırakabileceğimiz iyilik, merhamet, kültür, sanat ürünü eserlerle değerlenmesini sağlayacağız. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, manifestosunu açıkladıktan sonra gündem ile ilgili değerlendirmelerde bulundu: İnsan şehirler kurar. Yollar, köprüler yapar. Kıtadan kıtaya uzanır. Uzaya çıkar. Ama gönlü ancak bir gönülde sükuna erer. Bir gönlü misafir ettiğinde varlığını hisseder. Bir gönüle girdiğinde kendini bulur. Bir genç kızın hayali, bir delikanlının umudu, bir yaşlının yalnızlığı, bir çocuğun kucak açısı ile birlikte gönülde karşılık bulur. Kuşa, böceğe, ağaca çiçeğe gönlünü açıp rahmet nazarıyla bakıyorsa eşrefliğinin farkına varır.  Göğsünde bir et parçası değil, alemi taşır. Şehri emanet görmek, emanet almak ancak gönül sahibi ise olur. Gönüllere girerek olur. İşte o zaman gönülden gönüle köprüler kurulur. Seyyit Nesimi’nin dediği gibi “Gülden terazi tutarlar, gülü gül ile tartarlar, gül alırlar gül satarlar, çarşıda pazar güldür gül.” Gönüller birleştiğinde ancak böyle şehirler kurulur.  AK Parti olarak şehirlerimize, belediyelerimize çok büyük önem veriyoruz. 

“BİREYSEL HIRSLAR…”

Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere pek çok yerde; etnik, kültürel ve dini ayrımcılık gibi demokrasiye meydan okuyan eğilimler yükselişe geçmiş durumda. Son iki asırda çevre kirliliğinden terör olaylarına ve savaşlara kadar pek çok sıkıntıyla boğuşan dünyamız tarihi bir yol ayrımına gidiyor. Bu tablo bizi diğer meselelerin yanı sıra, şehir tasavvurumuz ile bunlarına ayrılmaz parçası olan belediye hizmetlerinde daha çok düşünmeye sevk ediyor. Dünyayı ve hayatımızı nasıl idrak ediyorsak yaşadığımız şehirlere de öyle şekil veririz. 

Nasıl oldu da böylesine ince fikirli zevkli medeniyet müktesebatından böylesine hoyrat bir şehircilik geçmişine savrulduk? Bize göre şehirlerin sıkıntılarının temelinde insan fıtratının bir kenara bırakılıp bireysel hırslar elinde şekillendirilmesi yatıyor. 


You must be logged in to post a comment Login

Messenger icon
'Messenger' Uygulamanız aracılığıyla bize mesaj gönderin