01 Nisan 2017 Cumartesi, 13:27
Zümrüt Yılmaz
Zümrüt Yılmaz zumrutyilmaz@turkbeleni.com Tüm Yazılar

Çift kişilik yalnızlık

Hangi köşeyi dönsem ikili yalnızlıklar çıkıyor önüme…Zamanın acımasızlığına yüz tutmuş aşklar sıra sıra devrilmiş aşksız günlerini sayıyor.Yitip giden duyguların yerini zorundalıklar, sorumluluklar,yalnızlıktan korkmalar alınca ağırlaşmış müebbet hayatlar çoğalıyor etrafta.

Kimse cesaret edemiyor hayatının döngüsünü kırmaya…Sessizliklerinde sakladıkları haykırışları kaplıyor aslında dört yanlarını  da kendilerine bakmayı bırakalı o kadar çok olmuş ki fark edemiyorlar…

Zamanın acımasızlığında yok oluyor sevgiler…

Aşk dolu o sıcak bakışlar yerini donuk bakışlara bıraktığında  hatta göz göze gelmekten bile çekinmeye başlandığında,sessizlikler sardıysa  dört bir yanınızı , telefonda kısa cümleler kuruyor ihtiyaçlarınız dışında bir şeyi konuşamıyorsanız, birlikte daha az vakit geçiriyor  ve sessizce yemeğinizi yiyip masadan kalkıyorsanız, televizyon ya da telefon sizin için evdeki varlığına alıştığınız kişiden daha değerliyse, beklentilerinizin karşılığı hayal kırıklıkları oluyorsa,bırakın sarılıp yatmaları  yatağa yattığınızda artık yorganın uçlarını çekiştiriyor ve arada kocaman bir boşluk oluşturuyorsanız   sizde ‘çift kişilik yalnızlık’ dönemine girmişsiniz demektir.Çift kişilik çarşafın tek kişilik yatağa fazla gelmesi gibi ağır, çift kişilik yatağa tek kişilik çarşafın eksik kalması gibi yoksun bir hayatın içerisindesiniz demektir.

Hayatınızın bundan sonrası sorgulamalarınızdan ibaret mutsuzluklarınızın katlanarak gelmesine sebep olacaktır.

Birlikte çıkılan yolda tek başına kaldırılan yük omuzlarınıza ağır gelecek,hangi zorluklarla karşılaşacağınızı , yolun sonunun nereye varacağını,sorumluluklarınızı düşünürken unuttuğunuz hayatınız canınızı yakmaya başladığında yoldan dönmeye,yolu değiştirmeye cesaretiniz yoksa çift kişilik yalnızlığa mahkum ve hayatı eksik yaşayacaksınız…

Sonsuza kadar sürmüyor AŞK…Aşkın içindeki saklı dengeyi koruyamazsanız düşer tutmaya söz verdiğiniz bir hayat, o düşmesin diye her seferinde ısrarla sadece siz tutarsanız sonunda siz düşersiniz  koca bir mutsuzluğun içine…

Çift kişilik aşklara sığdırdığınız koca yalnızlıklarınızla dönmüyor dünya. Nefes alışınız kadar kıymetli olan şeylerin farkına  kaybettikten sonra  varsanız  ne fayda! Bırakın kenara  kabullendiklerinizi  ya da kabul ettiremediklerinizi…Tükenmeyin ve çabuk tüketmeyin bir ilişkiye,evliliğe başlarkenki heyecanınızı.  Ya çıkın çift kişilik yalnızlıklardan  yeniden yakın içlerinize sevgi ateşini ya da ısınamadığınız bir kalpte ısrar edip yakmayın kendinizi.

Yorgun bedenlerden çok yorgun kalpler, mutsuz gözler ,sahte gülüşlerle sürdürmeye çalıştığınız hayatlara bir ”Dur!” deyin…

 

 

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi