“Arınç dağa çıksın, Herkes rahat etsin!”

Adil Bir Vergi Sistemi Kurulmalı!
Maliye Bakanı Genel Kurul’daki konuşmasında şöyle dedi: “Efendim, şu gelir vergisi kanunuyla ilgili çalışıyoruz, şununla ilgili bir hazırlık yapacağız, bunu yapıyoruz…” Biz de dinlerken AKP Hükümeti 2011’de iktidara yeni mi geldi diye düşünüyoruz. Sanki AKP Hükümeti on senedir iktidarda değil, “vergi reformu” diye ilk üç aylık Acil Eylem Planı’nı koymamış gibi davranıyor. Hâlbuki iktidarlarının üzerinden 10 sene geçti, AKP Hükümetinin 11’inci bütçesini yapıyoruz, Acil Eylem Planı’nda olanlar hâlâ duruyor. Muhalefet olarak bütçe süreci gelmeden gerekli hazırlıkların usulüne uygun yapılması ve son güne kalmaması için çağrıda bulunuyoruz. Halkın gerçek gündemini, bütçe yükü atında ezilen vatandaşlarımızı rahatlatacak, asgari refah düzeyine çıkaracak, bunların gelirlerini artıracak önlemler almak lazım! Bu yaptıklarınız hiçbir vatandaşımızın karnını doyurmuyor! Dolayısıyla, vergiyi kazanandan alalım, dar gelirliden vergiyi düşürelim ve yukarı doğru çıktıkça da adaletli bir vergi sistemi tesis edelim!
 
Bülent Arınç Dağa Çıksın, Herkes Rahat Etsin!
Bülent Arınç’ın yaptığı gibi yani duygusal gözyaşlarıyla “Dün şöyleydi bugün böyleydi, filancaya çok üzüldüm, ben de dağa çıkardım.” bilmem ne falan demeye başlarsanız bu işin sonu yok. İstiyorsa dağa çıksın, biz de buradan rahatlayalım, millet de rahatlasın, bu tip şeyleri duymayalım. Yani bence dağa çıksın, mahzuru yok. Yani kalkıp birinin üzerinden, birinin namaz kılması üzerinden duygu sömürüsü yaparak terörist başını masum ve meşru göstermeye çalışmasın. Hükümet böyle lüzumsuz işlerle mi uğraşacak? Ben anlamıyorum. Burada bir sürü kanun bekliyor, teklifler bekliyor, senelerce bekleyip kadük olan kanun tasarıları var, sıkışınca da son anda uzlaşmadan, gerekli düzenleme yapılmadan getirip veriyorsunuz.
Ekonomik ve sosyal konularda Türkiye’nin temel sorunlarına ilişkin, “Gelin, ey Plan ve Bütçe Komisyonundaki arkadaşlarımız, Ticaret Komisyonundaki arkadaşlarımız, şunları bir masaya yatırın, acil olanları bir çıkaralım.” demiyorsunuz? Ticaret Kanunu’nda, Borçlar Kanunu’nda olduğu gibi acil olan bizim hiç ekonomik, sosyal meselemiz yok mu? Bırakın bu siyasi şeyleri gerçekten yani gülmeyelim, bunları çıkaralım.
Bu işin çözümü için gerçekten üretim, yatırım, ihracat seferberliği başlatmamız lazım, bu kur rejimiyle olmaz diye defalarca söyledik. Aynı Hükümetin içindesiniz, aynı kurumlarda çalışıyorsunuz. Dolayısıyla, hep beraber geleceğiz, sorun neyse bunu ortaya koyacağız. MHP olarak biz size söylüyoruz, çözümlerimiz de var. Eğer samimiyseniz, hakikaten 2023’te Türkiye’nin lider ülke olmasını, bölgesinde bir lider ülke olmasını, 2053’te de süper güç olmasını istiyorsak, bunun tek yolu vardır: gündelik siyasi söylemlerle, birtakım orayla burayla yapılan müzakerelerle, pazarlıklarla değil, hep birlikte oturup öncelikli meseleleri, bu Meclisten millet adına aldığımız yetkiyi kullanarak iktidarıyla muhalefetiyle çözmek zorundayız.
 
AKP Çalışanları Mağdur Ediyor!
AKP bir taraftan çalışanlarla ilgili kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapıyor, onların hakkı korunmuyor, öbür taraftan en altta ezilenlerin üzerine sürekli olarak vergi yükü bindiriyor. Hükümete de sesini duyurmaya çalışan ama senelerdir bekleyen yardımcı hizmetler için bile bir sınıf atlama için, unvan değişikliği için sınav açılmıyor. O beklerken, bir sürü şeyler koymuşuz, hizmet sınıfları koymuşunuz. TÜRK BÜRO-SEN’den arkadaşlarımız diyor ki: “Niye bir maliye hizmeti sınıfı koymuyor? Bütün yükü biz maliye çalışanları olarak çekiyoruz.” Çalışanlar, bu KHK sonrası mağduriyetlerimiz giderilir diye bakarken, kurumsal yapı içerisinde daha da mağdur hâle gelmişler.
AKP Hükümetine sesleniyorum. Bunları adaletli bir şekilde çözmemiz lazım! Kafamızı kuma görerek, sorunları görmezden gelerek bir şey yokmuş gibi davranamayız!

Turkbeleni Gazetesi

Önceki

En Transparan Otel Manavgatlıların

Sonraki

Lise ve Üniversite hayal oldu!