Antalya’da Batı Çevre Yolu tartışması

24 Kasım 2014 Pazartesi, 13:48
batı-çevreyolu-inceleme-1

batı-çevreyolu-inceleme-1Antalya’yı limana ve Kemer’e bağlayacak Batı Çevre Yolu’nun yılan hikayesine dönen tarım alanlarındaki kısmına ait imar planı, halef- selef büyükşehir başkanlarını karşı karşıyla getirdi.
Karayollarının kamulaştırma yapmaması yüzünden tarım alanlarının imara açılması ile yapılacak olan yol hakkında, “emsal” tartışması yaşanıyor. İmar planındaki 0.20 emsallik oranın 0.80’e çıkarılmasının ardından çevrecilerin hedefi haline gelen Menderes Türel, tarım alanlarını betonlaştırmakla, narenciye bahçelerini yok etmeye çalışmakla suçlanıyordu. Savunmaya geçen Türel, “CHP döneminde hazırlanan imar planına uygun kaldık” deyince devreye  bu kez Mustafa Akaydın girdi.
Batı Çevre Yolu’nun 1800 metrelik bölümü için 160 hektar tarım arazisini imara açan planlar için CHP dönemini hedef alan eleştirilere tepki gösteren Akaydın, “AKP çok başarılı olduğu bir işi, algı yönetimini yapmaya çalıyor. Biz buraya ilişkin plan yapmadık” dedi.
Akaydın, Büyükşehir Meclisi’nde planların bir MHP’li üyenin çekimser, oturama katılan diğer tüm CHP, MHP ve Ak Partili meclis üyelerinin kabul oyları ile yürürlüğe girmesine yönelik olarak ta, “0.80 emsalli plana imza atan CHP’li arkadaşları kınıyorum. Ben bu planın Antalya’ya yapılmış en büyük haksızlık olduğunu düşünüyorum ve başkanlığım süresinde de bu haksızlığa karşı mücadele ettim” demesi dikkati çekti.
160 hektar birinci sınıf tarım arazisinin yok edecek, 35 bin nar ve portakal ağacının kesilmesine neden olacak Batı Çevre Yolu imar planlarıyla ilgili olarak Menderes Türel’in, “Tüm bu çalışmalar geçen dönem CHP’li Büyükşehir Belediyesi döneminde yürütülmüştür” demesini eleştiren  Akaydın, “Her zaman olduğu gibi AKP çok başarılı olduğu bir işi, algı yönetimini yapmaya çalıyor. Her yerde kayıtları vardır, 5 yıllık başkanlık sürem boyunca Antalya için çok önemli olan Batı Çevre Yolu’nda yaşanan sorunların mutlaka kamulaştırmayla çözülmesi gerektiğini söyledim” diye konuştu.
Subaşı’nın planına sadık kaldık
Batı Çevre Yolu’nda ancak kamulaştırmayla birinci sınıf tarım arazileri ve narenciye ve nar ağaçlarının kurtulabileceğini dile getiren eski başkan Akaydın, “Bunun için de devletin cebinden çıkması geren 5-10 milyon civarında bir meblağ. Belki açılacak davalarla bu yükselebilir; ama Menderes Türel’in iddia ettiği gibi 35 milyon TL değil” dedi. Başkanlığı döneminde Antalya’nın eski belediye başkanlarından Hasan Subaşı döneminde hazırlanan 0.20 inşaat emsal oranı öngören ve bölgeyi ‘tarımsal niteliği korunacak az yoğunluklu konut ve günübirlik tesis tercihli alan’ olarak planlayan kararların geçerliliğini koruduğuna inanarak bir imar çalışması içinde olduklarını kaydeden Akaydın, “Şimdiki planla alakası yok. Bu plan 0.80 inşaat emsali öngörüyor. Ama mecburiyetten, ‘Antalya yolsuz kalmasın’ diyerek planlamayı yaptık” dedi.
Sahte tarımcılar dava açtı
Yaptıkları bu planlara sahte tarımcılar tarafından dava açıldığını dile getiren Akaydın, “Bölgede 0.40 emsal için dayatan rantiye biz planı yapınca, ‘Üst ölçekli planlarda burası tarım arazisidir’ diyerek dava açtı. Çıkar için bu gerekçeye sığındılar. Evet, doğruydu. Antalya’nın çevre düzeni planında bölge tarım alanıydı ve planlar iptal oldu” diye konuştu. Bu iptalin ardından Büyükşehir Belediyesi’nin planlama yapmadığını ve önce Karayolları Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda, sonrasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın planlama yetkisini kullandığını kaydeden Akaydın, ayrıca bölgenin tarıma elverişli olmadığına ilişkin kararın ortaya çıktığı 2012 yılındaki Toprak Korumu Kurulu toplantısında Büyükşehir Belediye temsilcisinin ‘ret’ oyu kullandığını söyledi.
Faciaya davetiye çıkarılıyor
Batı çevre Yolu’nun tarım alanlarından geçen bölümünde yapılan imar planının vahim sonuçlar doğuracağını ifade eden Akaydın, “Bölge sel taşkın alanıdır. 2003 yılında yaşanan sel felaketinde 13 kişi öldü. 3 kat apartman yüksekliğindeki sular Doyran ve Akdamlar mahallelerinden ölü inekleri getirdi. Meteorolojik verilere göre bölge ortalama her 7 yılda bu tip felaketlerle karşılaşıyor. Şimdi yaşanacak olası bir sel felaketinde yaşanacaklar için meclis, herkes vebal altındadır. Ayrıca diğer önemli bir konu, şehir planlamasında ‘eşik değer’ diye bir konu vardır. Bu planlamada eşik değer yoktur. Olmadığı için komşu parsellerden birisi emsal göstererek dava açtığında bugün tarım yapılan tüm Çakırlar’da Beydağları’nın eteklerine kadar peşi sıra beton blokları görebiliriz. Bu planlamayla yaratılan ekolojik faciadır” diye konuştu.

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi