16 Ocak 2017 Pazartesi, 12:40
Berke Battal
Berke Battal berk-e1905@hotmail.com Tüm Yazılar

Akışta olmak

Merhabalar sevgili okuyucular, bugün sizlere su gibi berrak , şeffaf ve akan bir konu ile geldim.

Bugün sizlere akışta olmanın ne kadar önemli olduğunu anlatmaya geldim.

Akış kelime bakımında hemen aklımızı nehirleri, dereli , şelaleleri, denizleri  ve okyanusları

çağrıştırır.  İnsanoğlunun ve birçok canlının yaratılış özü sudur. Bitkilerin Çoğunlu, Hayvan ve İnsanlarında Vucüdlarının önemli fonksiyonunu üstlenmiş organlarının içerisinde su miktarı

azımsanmayacak kadar çoktur. Bitkinin içersinde akan su ; gövde, dallar ve çiçeklere doğru hareketini

köklerden başlayan sıranım ile başlatır; en sona gelindiğinde çiçek kurur ve kök’e doğru bir iniş yaparak görevini tamamlar. Hayvanlar ve İnsanlarda da  anne karnında başlayan bir süreçtir akış…

Bebeği anne karnında korur ve hatta geldiği zamanın dahi haberini verir; görevini tamamlar ancak

görevini bitirmez çünkü insanın akışı doğumdan sonsuza kadar ihtiyacı vardır.

Bu suyun bir akış örneğidir. Enerjinin, sevginin, dostluğun vb her güzelliğin bir akışı vardır.

Akış bizim hayat kelimemiz aslında, onun ile nefes alır onun ile besleniriz. Hayatımızın döngüsünün

en güzel isimlerinden biridir hiç şüphesiz…

Akış neydi peki ?

Enerji Akışının önemi nedir?

Tabi akış birçok Kişisel gelişim kitaplarının da ve Tasavvuf Kitaplarının da es geçmediği bir konudur.

Hepimizin üç aşağıya beş yukarıya  bilgisi olduğu bir konudur.

Lakin uygulama konusunda ben yine tespitte bulmak isterim…

Misal akışın olması normal; dereler akar takı suni bir sebep önünü kapatıncaya kadar.

İşte en önemli yerde burası akış hepimize doğuştan verilmiş bir armağan lakin geliştirmekte körleştirmekte elimizde…

Öyle ki dereden su aktıkça taşlar yosun tutar, civarında su bitkileri çıkar içerisine birçok su canlısını toplar ve hatta başka canlılara da faydasını dokundurur.

Peki derenin kaynağını kapatırsanız ne olur?

O canlılar yaşayabilir mi ? Yosunlar ne olur ? Her şeyden önemlisi su kaynaksız ne kadar yaşayabilir?

İşte Sevgili okuyucularım akışta olmanın altın kuralını sizlere söylüyorum.

İçinizdeki sevgiyi gerek dostluğu gerekse sağlığınızın kaynağı olan moral ve enerjinizi kapatabilecek şeylerden uzak durmalısınız… Siz uzak durdukça bir şekilde hazneniz su ile dolacaktır.

Gelelim Enerjide Akışta Olmaya…

Yaşlı insanlar genellikle çok söylerler

 

’’Takatim, enerjim, keyfim… ‘’bir yerinde olsa neler yaparım neler …

İşte akışın bilmesi var lakin farkında olunmadan tıkanması maalesef gencimizden , tecrübeli yaş zümremize kadar gözle görür bir sorunumuz.

Yaşlı biri ile genç birinin hiç şüphesiz motor becerileri aynı olamaz lakin enerji hususunda akışta olan bir yaşlı ile de akışını bloke etmiş bir gençte denk değildir.

Marifet aslında hızda yada koşmakta değil marifet enerjiyi ve motivasyonu doğru zamanda ve doğru yerde kullanmaktır.

Enerji akışını tıkamadığınız zaman daim hayalleriniz ve hayatta daha çok şeyler katacak bir auraya sahip olursunuz. Kattıkça katar, kattığınız her şey size pozitif enerji olarak geri döner.

Akış akar bebek iken dere olan hazneniz nehir vehatta kaderinizde varsa deniz, okyanus olur…

Ve sonunda sizde akışın içinde bir su olmuşsunuzdur. Artık hazne yoktur sonsuz ve ufuksuz ilim ve rahmet içersinde olmuş olursunuz…

Bunu engellemekte  negatif ve haset duyguları ile olur. Sonsuz bir huzuru asla başkasının huzuru imrenerek yada isteyerek bulamazsınız. Herkesin huzuru ve mutluluğu kendi akışı içersinde saklıdır.

Dağa kar olsanız bile bahar geldiğinde yine sıcak sulara doğru yolculuğunuz başlayacaktır.

Yeter ki inanın ve sabır edin…

İşte böyle sevgili okuyucular.

Akış öyle bir konu ki anlattıkça anlatılır; örnek sundukça sunasınız gelir.

Dilerim akışın içersinde farkında olan kullardan olur.

Ve kendi içimizdeki kendimizi buluruz.

Daim Akışta Olun.

Sağlıcakla Kalın…

Üye Girişi yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz. Giriş

Turkbeleni Gazetesi